Dünya genelinde tırmanan jeopolitik gerilimler ve küresel iklim krizi, Kutsal Kitap’ta yer alan kehanet tartışmalarını yeniden alevlendirdi. ABD ile İran arasındaki nükleer restleşmelerin yarattığı Üçüncü Dünya Savaşı endişeleri, 2026 yılının kayıtlara geçen en sıcak yıllardan biri olmasıyla birleşince, sosyal medyada "dünyanın sonu mu geliyor?" soruları yüksek sesle sorulmaya başlandı.

Yaşanan bu olumsuzluklar, felaket senaryoları çizen kehanet meraklılarının teorilerini yeniden gündeme taşıdı.

TÜRKİYE'DEN GEÇEN FIRAT NEHRİ KEHANETİ

Komplo teorilerini ve dinsel kehanetleri besleyen en somut gelişme ise Ortadoğu’da yaşanıyor. Medeniyetin beşiği olarak bilinen, Türkiye, Suriye ve Irak topraklarından geçerek Basra Körfezi'ne dökülen Fırat Nehri'nde su seviyesi endişe verici düzeyde çekildi. 

İncil’in Vahiy bölümünde Fırat Nehri'nin kurumasının "kıyamet alameti" ve Mesih'in gelişinin habercisi olarak nitelendirilmesi, internet dünyasında büyük bir paniğe yol açtı. Benzer bir dini kehanet dalgası 2018 yılında İsrail’deki Ağlama Duvarı’nda bir yılanın güvercini ürkütmesiyle yaşanmış, bu durum kutsal metinlerdeki "kötülüğün geri dönüşü" olarak yorumlanmıştı.

Kaynak olarak ekle