Eyalette 200 yıldan uzun süredir idam edilecek ilk kadın mahkum olan Pike, verilen iki doz zehirli iğneye rağmen hayatını kaybetmedi. İnfaza tanıklık eden yetkililerin aktardığı bilgilere göre, her iki şırıngadaki öldürücü kimyasal enjekte edilmesine ve ikinci dozun üzerinden 40 dakikadan fazla süre geçmesine rağmen mahkumun bilincinin açık olduğu ve nefes almaya devam ettiği tespit edildi.
Yaşanan komplikasyon üzerine infaz durduruldu; mahkeme kararıyla cezaevi yetkilileri acil tıbbi müdahale talimatı vererek Pike’ı hastaneye kaldırdı.
MAHKEMELER ARASINDA HUKUK MÜCADELESİ
Olaylı infaz öncesinde mahkemeler arasında sert bir hukuk mücadelesi yaşandı. Temyiz mahkemesi, Pike'ın çocukluk döneminde maruz kaldığı ağır travmaların ve psikolojik durumunun yargılama sürecinde yeterince dikkate alınmadığını belirterek idamı son dakikada durdurma kararı aldı.
Ancak Tennessee eyalet yönetiminin acil başvurusu üzerine ABD Yüksek Mahkemesi (Anayasa Mahkemesi), alt mahkemenin durdurma kararını iptal ederek infazın önünü açtı.
Yüksek Mahkeme'deki liberal yargıçlar Sonia Sotomayor, Elena Kagan ve Ketanji Brown Jackson karara sert tepki göstererek, hukuki şüpheler ve usul hataları tamamen aydınlatılmadan bir insanın ölüme gönderilmesini eleştirdi.
30 YILLIK ŞEYTANİ SEMBOLLÜ CİNAYET DAVASI
Christa Pike, 1996 yılında henüz 18 yaşındayken, 19 yaşındaki sınıf arkadaşı Colleen Slemmer’ı işkence ederek öldürmekten suçlu bulunmuştu. Knoxville kentindeki Tennessee Üniversitesi yakınlarında iki suç ortağıyla birlikte gerçekleştirdiği cinayet, kurbanın göğsüne çizilen "pentagram" (şeytani sembol) nedeniyle o dönem ABD genelinde büyük infial yaratmıştı.
Suça karışan diğer iki kişinin olay tarihinde 17 yaşında olması sebebiyle yalnızca Pike ölüm cezasına çarptırılmıştı. Yaklaşık 30 yıldır cezaevinde bulunan ve eyalette ölüm cezasının infazını bekleyen tek kadın mahkum olan Pike'ın, yaşanan skandal infaz girişiminin ardından hastanedeki tedavisinin ve hukuki sürecinin nasıl devam edeceği merak konusu.