Batı Almanya’nın tarihi yerleşimlerinden biri olan Borken’de, modern bir sağlık tesisi inşa etmek amacıyla vurulan ilk kazma, arkeoloji dünyasında heyecan yaratan bir keşfe dönüştü. Şehrin Brinkerhof bölgesinde yürütülen çalışmalarda, varlığı sadece eski kayıtlarda bilinen ve uzun zaman önce yok olduğu düşünülen tarihi Marienbrink Manastırı’na ait devasa tuğla temeller bulundu. Uzmanlar, bu keşfin Orta Çağ mimarisinin modern şehir yapısını nasıl şekillendirdiğini anlamak adına kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor.
15. YÜZYILDAN KALMA DEVASA DUVARLAR
Landschaftsverband Westfalen-Lippe (LWL) bünyesinde görev yapan Dr. Andreas Wunschel ve ekibi, ortaya çıkarılan taş yapıları titizlikle belgelemeye başladı. Yapılan ilk incelemelerde, kilisenin batı ve güney cephelerine ait tuğla işçiliğinin 15. yüzyıldan beri bozulmadan yerinde kaldığı tespit edildi.
Ölçümler, tarihi yapının dış duvarlarının yaklaşık 1,2 metre genişliğinde, korunan taban yüksekliğinin ise 1,6 metre civarında olduğunu gösteriyor. Kırmızı tuğla ve antik kireç harcıyla inşa edilen bu sağlam temellerin, üzerindeki binalar yıkılmasına rağmen yüzyıllardır moloz tabakaları sayesinde korunduğu anlaşıldı.
JEOFİZİKSEL TARAMALARLA NOKTA ATIŞI
Arkeologlar, inşaat alanında derin hendekler açmadan önce gelişmiş jeofiziksel araştırma yöntemlerini kullandı. Toprak altındaki taş ve tuğla yoğunluğunu tespit eden radar sistemleri, kazı ekiplerine rehberlik etti.
2024 yılında başlatılan küçük test kazıları, sinyallerin doğruluğunu kanıtladı; 2025 yılına gelindiğinde ise kilise duvarlarının çok daha uzun bölümleri gün yüzüne çıkarıldı. Bu teknolojik yöntem sayesinde, inşaat takvimini aksatmadan en önemli yapısal kalıntılara doğrudan ulaşılması sağlandı.
MANASTIRDAN SIĞINAĞA
Ekim ve Kasım 2025 tarihleri arasında genişletilen kazılarda, sadece dini yapılar değil, bölgedeki sivil yaşama dair izler de bulundu. Eski evlere ait doldurulmuş bodrum katları, Orta Çağ’dan modern döneme kadar uzanan seramik parçaları ve atık çukurları, arazinin yüzyıllar boyunca defalarca yeniden inşa edildiğini kanıtladı.
Ancak kazı alanındaki en dikkat çekici bulgulardan biri de yakın tarihe ait. Kilise temellerinin hemen güneybatısında, İkinci Dünya Savaşı döneminden kalma, kalın takviyeli betondan inşa edilmiş bir hava saldırısı sığınağı tespit edildi. Arkeologlar, Orta Çağ manastırı ile savaş dönemi sığınağının iç içe geçtiği bu karmaşık katmanları inceleyerek Borken'in tarihsel hafızasını yeniden kurguluyor.