İnsanlık tarihi boyunca "Ne zaman öleceğiz?" sorusu hep gizemini korudu. Tsukuba Üniversitesi'nden sosyal bilimci Shohei Okamoto liderliğindeki bir ekibin yaptığı yeni bir araştırma, bu sorunun cevabının aslında içgüdülerimizde saklı olabileceğini gösterdi.
1996 yılında başlayan ve tam 28 yıl boyunca 60 yaş üstü 2.447 katılımcıyı takip eden devasa çalışma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.
Uzun yaşayacağını düşünen gerçekten uzun yaşıyor
Araştırmanın başında katılımcılara kaç yaşına kadar yaşamayı bekledikleri soruldu. Geçen 28 yıllık süreçte hayatını kaybeden 1.514 kişinin resmi ölüm kayıtları incelendiğinde, daha uzun ömür bekleyen kişilerin gerçekten de istatistiksel olarak daha uzun süre hayatta kaldığı belirlendi.
Bilim insanları bu durumun sadece "pozitif düşünce" ile açıklanamayacağını; insanların kendi sağlık durumları, gizli alışkanlıkları ve aile geçmişleri hakkında içsel olarak çok daha derin bilgilere sahip olduğunu belirtiyor.
%59'umuz erken öleceğini sanıyor
Araştırma insanların sezgilerinde güçlü olduğunu gösterse de, çok çarpıcı bir psikolojik hatayı (ön yargıyı) da gözler önüne serdi:
İnsanların yaklaşık yüzde 59'u tahmin ettiğinden çok daha uzun yaşadı. Yani insanoğlu, gelecekte kendisine kalan süreyi çok ciddi şekilde hafife alıyor.
Uzmanlar bu hatanın temel nedenini "Ortalamaya Çıpalanma" olarak açıklıyor. Katılımcıların büyük bir kısmı tahmin olarak "80" yaşını seçti. Çünkü o dönem genel doğuşta yaşam beklentisi 80 civarındaydı. Oysa 70 yaşına kadar hayatta kalmayı başarmış bir insanın önündeki gerçek ömür beklentisi, yeni doğmuş bir bebeğin ortalama istatistiğinden çok daha fazladır.
Bu hata yaşlılıkta sefalete yol açabilir
Araştırma ekibi, ömrü yanlış tahmin etmenin sadece felsefi bir merak konusu olmadığını, doğrudan ekonomik felaketlere yol açabileceğini vurguladı.
Raporda şu ifadelere yer verildi:
"Ömür beklentisini olduğundan az tahmin etmek, kişilerin emeklilik fonlarını yetersiz hazırlamasına ve paralarını erken bitirmesine yol açabilir. Tam tersine ömrünü çok abartanlar ise gereksiz bir cimrilik içinde yaşayıp yaşlılıkta yoksulluk riskiyle karşı karşıya kalabilir."
Eğitimliler yuvarlak rakam sevmiyor ama onlar da yanılıyor
Araştırmada öne çıkan bir diğer ilginç bulgu ise eğitim seviyesiyle ilgili oldu. Eğitim süresi daha uzun olan kişilerin ömür tahminlerinde 75, 80, 85 gibi 5'e bölünen yuvarlak rakamları seçme eğiliminin çok daha düşük olduğu görüldü. Daha net ve küsuratlı rakamlar vermeleri onları daha haklı çıkarmadı; eğitimli kesim de kendi ömrünü küçümseyerek tahminlerinin ötesinde yaşadı.
Bilim insanları, insanların geleceğe yönelik daha doğru finansal ve hayati kararlar alabilmesi için mevcut yaş ve cinsiyet değişkenlerine göre güncellenmiş "kalan ömür süreleri" hakkında toplumun daha şeffaf bilgilendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.