İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran yönetiminin ulusal ve güvenlik çıkarlarını korumak adına gerekli olan her türlü aracı kullanacağını açıkladı.
Bölgedeki gerilimi önlemek amacıyla ara bulucuların çalışmalar yürüttüğünü belirten Bekayi, İran'ın son günlerde Katar, Umman ve Pakistan ile temas halinde olduğunu ve bu diplomatik ilişkilerin sürdüğünü kaydetti.
Bekayi, İran'ın herhangi bir bölge ülkesine saldırmadığını ve saldırmayacağını vurguladı.
Ülkesinin savunma amaçlı hamlelerinin yalnızca İran'a saldırmak için kullanılan ABD üsleri, tesisleri ve mevzilerine yönelik olduğunu belirten Bekayi, lojistik ve destek unsurlarının da bu kapsamda yer aldığını ifade etti.
İRAN'DAN NÜKLEER REST
Tahran yönetiminin, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) İran'ın nükleer tesislerine erişim talebini kabul etmeyeceğini açıklayan Bekayi, Avrupa ülkelerinin ABD'nin baskılarına karşı sergilediği tutumu "anaokulu" yaklaşımı olarak nitelendirdi.
İran'ın bu aşamayı çoktan geçtiğini belirten Sözcü, hukukun üstünlüğü ve uluslararası normlara bağlı kalmak istiyorlarsa Avrupa ülkelerini bölgesel gelişmeler konusundaki pozisyonlarını yeniden gözden geçirmeye çağırdı.
Bekayi,ayrıca, öldürülen dini lider için adalet ve intikam arayışının ciddi bir ilke ve halk talebi olduğunu söyledi.
Suçları belgelemek ve adaleti sağlamak için tüm hukuki ve uluslararası araçları kullanacaklarını belirten Bekayi, binlerce İranlının ölümünden sorumlu olanların şu anda "mağdur rolü" oynadığını ve dünyanın bu suçları unutacağını sandıklarını ifade etti.
'ÜLKELERE DEĞİL, ÜSLERE SALDIRIYORUZ'
Kendilerini savunma konusunda tereddüt etmeyeceklerinin altını çizen Bekayi, İran'a yönelik saldırılarda kullanılan her türlü alanın İran'ın savunma önlemlerinin hedefi olacağını dile getirdi.
İslamabad Mutabakat Muhtırası'nın bir kriz aşamasına girdiğini söyleyen Bekayi, ABD'yi 14 maddelik anlaşmayı "sakatlamakla" suçladı.
İran'ın taahhütlerini ihlal eden taraf olmadığını, ABD'nin ise şartları sürekli olarak çiğnediğini dile gelen Bekayi, Amerikalıların ilk günlerden itibaren mutabakatın 5. paragrafında Hürmüz Boğazı'na ilişkin İran'ın taahhütleri için öngörülen 60 günlük sürenin uygulanmasına izin vermediğini belirtti.
Sözcü, ABD'nin Tahran'ın müzakere talep ettiği yönündeki iddialarını da reddederek, bu açıklamaların karşı tarafın yürüttüğü psikolojik oyunun bir parçası olduğunu, İran'ın çatışmacı olmadığını ve gerektiğinde pozisyonunu net bir şekilde ortaya koyacağını ekledi.