İsrail öncülüğünda savaşa giren Amerika Birleşik Devletleri, düşürmekte zorluk çektiği İran menşeli füze ve insansız hava araçlarının (İHA) hedeflerine ulaşmasını engellemek amacıyla "Destansı Öfke Operasyonu" (Operation Epic Fury) kapsamında envanterindeki en ileri teknoloji silah sistemlerini devreye soktu.
Operasyonun merkezinde, İran kıyılarında konuşlu bir ABD Donanması destroyerine entegre edilen ve "Entegre Optik Parıldama ve Gözetleme Özellikli Yüksek Enerjili Lazer" (HELIOS) adı verilen yeni nesil savunma sistemi yer alıyor.
HAVADA ENERJİ IŞINI İLE İMHA EDİYOR
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) tarafından paylaşılan kayıtlarda, söz konusu lazer silahının yoğun ve hassas odaklı bir enerji ışını kullanarak İHA’ları havada imha ettiği anlar kamuoyuna yansıdı. ABD Donanması, Şubat ayında gerçekleştirilen testler sırasında HELIOS’un dört ayrı insansız hava aracını başarıyla etkisiz hale getirdiğini resmen doğruladı.
Savunma stratejisinin yalnızca lazer sistemleriyle sınırlı kalmadığı operasyonda; ısı takibi yapabilen uydular, askeri düzeydeki siber yazılımlar ve radar karıştırma teknolojileri de İran’dan yönelebilecek tehditlerin bertaraf edilmesinde kritik roller üstlendiği belirtildi.
ISI İZLERİNİ TAKIP EDEREK MÜDAHALE EDİYOR
2019 yılında kurulan ABD Uzay Kuvvetleri, saldırıların koordinasyonu ve Amerikan personelinin güvenliğinin sağlanması noktasında operasyonun komuta merkezinde yer aldı. Özellikle kızılötesi sensörlerle donatılmış gelişmiş uydular, füzelerin kalkış anındaki ısı izlerini anında tespit ederek müdahale süresini minimuma indirdi.
Konuya ilişkin New York Post’a değerlendirmelerde bulunan eski Johns Hopkins Üniversitesi profesörü ve emekli Hava Kuvvetleri subayı Brent David Ziarnick, sistemin kabiliyetine dikkat çekerek ABD güçlerinin füzeleri anlık olarak tespit edebildiğini ve fırlatma rampalarının konumlarını kesin doğrulukla belirleyebildiğini vurguladı.