İktidara yakın Sabah Gazetesi yazarlarından Okan Müderrisoğlu, bugünkü yazısında İran füzesiyle ilgili Ankara’daki gelişmeleri aktardı...

Müderrisoğlu'nun 'NATO'yla konuşulmuş teyakkuz durumuna geçilmişti!' başlıklı yazısı:

Soru, gayet açık ve net: "İran'ın, bölge ülkelerine maliyet üretme ve çatışma alanını yayma stratejisinin bir gün Türkiye'yi de hedef alabileceği öngörüldü mü?"

Bu sorunun cevabı Türk devlet geleneğinde ve devlet aklında gizli.

Nedenine gelince...

ABD-İsrail ikilisinin gerek Haziran 2025'teki saldırıları gerekse 28 Şubat 2026'da başlayan ikinci dalga operasyonu öncesinde Ankara, Tahran'daki muhataplarına diplomatik, istihbarı ve askeri kanallardan gerekli uyarıları yaptı! İran tarafı, tahmin edileceği gibi komşu ülkelere değil, bu ülkelerdeki Amerikan varlıklarına misillemede bulunduğunu savundu!

Türkiye bu uyarıyla da yetinmedi. İşte burası kritik! NATO müttefiklerini de aktif göreve davet etti. Yani, Türk topraklarına yönelebilecek füze tehdidine karşı ittifakın müteyakkız olmasını istedi!

Dün sabah saatlerinde gelişen hadise karşısında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan anında bilgilendirildi ve kapsamlı analizler yapıldı.

"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmat için acaba kim düğmeye bastı?" Öncelikle bu konu aydınlatılmaya çalışıldı. Yeri gelmişken belirtelim... Türk ve NATO radarları füze izini süratle tespit ediyor.

NATO misyonu kapsamında Doğu Akdeniz'de bulunan ABD savaş gemisinden ateşlenen mühimmatla, İran'a ait füze vuruluyor.

Hedefin İncirlik üssü olduğu tahmin ediliyor. Kıbrıs'taki üslere fırlatılan bir füzenin rotadan sapmış olabileceği iddiası ise şimdilik ikinci planda kalıyor.

Ankara, soğukkanlılığını korumakla birlikte yüksek kararlılık ve ittifak dayanışması üzerinden ilk mesajlarını veriyor.

İran'da Ayetullah Ali Hamaney'in ölümü sonrasında devlet yönetiminde zafiyet yaşandığı, bu tabloya güvenlik birimlerindeki dağınıklığın da eklendiği değerlendiriliyor.

Üst kademesinin felç olması nedeniyle İran ordusunun, "mozaik komuta" sistemine geçtiği ve her birimin müstakil veya kontrolsüz reaksiyon verebildiği üzerinde duruluyor.

Buna rağmen, "Türkiye, sınırlarına ve hava sahasına yönelebilecek her türlü kontrolsüz eylemi en net biçimde karşılıksız bırakmayacağını muhataplarına açıkça göstermiştir" denilerek, milli güvenliğimizi tehdit eden hiçbir girişimin karşılıksız kalmayacağı da kayda geçiriliyor.