Aylar süren çatışmalar ve abluka süreci neticesinde hem donanması hem de hava kuvvetleri ağır darbe alan İran, ekonomik olarak kritik bir eşikten dönüyor.

ABD ile yürütülen müzakerelerin ardından imzalanan mutabakat metni, Tahran yönetimine savaş öncesinden çok daha büyük ekonomik kazanımlar sunuyor.

Uzmanlar, 14 maddelik bu tarihi mutabakat zaptının hayata geçmesi halinde, İran ekonomisinin kurallarının tamamen yeniden yazılacağını öngörüyor.

PETROL GELİRLERİ KATLANARAK ARTACAK

Mutabakatın en stratejik maddelerinden biri, küresel petrol şoklarının ardından İran'ın yeniden yasal olarak petrol satışına başlaması oldu.

Rystad Jeopolitik Analiz Başkanı Jorge Leon'a göre, İran'ın günde 2 milyon varil petrol satabilecek kapasiteye ulaşması bekleniyor. Bugüne kadar gelirinin yüzde 50'sini petrolden sağlayan ve tek alıcısı Çin olan İran için ABD; taşımacılık, sigorta ve satış işlemlerine yaptırım muafiyeti tanıyacak.

Satışlar şeffaf yürütüleceği için İran artık büyük fiyat indirimleri yapmak zorunda kalmayacak. Ancak analistler, bu muafiyetin 60 günlük ateşkes süresiyle sınırlı kalması durumunda uluslararası alıcıların uzun vadeli işbirliğine mesafeli yaklaşabileceği konusunda uyarıyor.

Öte yandan Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın kalkmasıyla birkaç günde 3,8 milyon varil petrol ihraç eden İran, 60 günlük ücretsiz geçiş hakkı dolduğunda tankerlerden varil başına 1 dolar alarak günlük 2 milyon dolar ek gelir elde edecek.

167 MİLYAR DOLARLIK DEV FON SERBEST KALIYOR

Anlaşma kapsamında ABD'nin bloke ettiği fonları serbest bırakması, Tahran'ın kesintiye uğrayan nakit akışını tamamen düzeltecek. Analistler, dondurulan varlıkların büyüklüğünün 124 ila 167 milyar dolar arasında değiştiğini belirtirken; bu miktar İran'ın savaş öncesi yıllık ekonomik üretiminin yaklaşık dörtte birini ifade ediyor.

Kaynak olarak ekle

Metne göre İran Merkez Bankası dondurulmuş fonlarına tam erişim sağlayacak. En hızlı ulaşılabilecek kaynağın ise Katar'da tutulan yaklaşık 12 milyar dolarlık fon olduğu ifade ediyor.

SAVAŞIN YARALARI 300 MİLYAR DOLARLIK YATIRIMLA SARILACAK

İranlı yetkililer savaşın ülkeye verdiği maddi zararı 270 milyar dolar olarak açıklarken, mutabakat ülkenin yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir yatırım fonunun kurulmasını öngörüyor. IMF'in eski başkan yardımcılarından Adnan Mazarei, hasar gören sektörlerin ayağa kaldırılmasının ciddi bir kaynak ve zaman gerektireceğini vurguluyor.

Trump yönetimi ise bu dev fonun özel sektör kaynaklarıyla finanse edileceğini belirtirken, ABD Başkanı Donald Trump yabancı yatırımcıların kısa vadede yoğun bir ilgi göstermesini beklemediğini dile getirdi.

YAPTIRIMLARIN GEVŞETİLMESİ VE ULUSLARARASI TİCARET

Yaptırımların gevşetilmesi, İranlı şirket ve bankaların uluslararası piyasalarda serbestçe mal ve finansal hizmet ticareti yapabilmesinin önünü açacak. Yabancı finans kuruluşları, ABD Hazine Bakanlığı'ndan alınacak özel lisanslarla İran'la çalışabilecek.

Ancak risk ve belirsizlikler nedeniyle küresel bankaların piyasaya girmeden önce güçlü güvenceler isteyeceği öngörülüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşık yarım asırlık ABD politikasında tarihi bir dönüşüm anlamına gelen bu adımın, Tahran'ın nükleer program taahhütleri dahil tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde kalıcı olacağını belirtti. Bazı gevşetme kararları için ise şüpheci yaklaşan Kongre'nin onayı gerekecek.

Tüm bu senaryoların tamamen hayata geçmesi mutabakatın sürdürülebilirliğine bağlı olsa da, şimdiden piyasalarda olumlu rüzgarlar esmeye başladı.

Karar sonrası İran tümeni aylar sonra ABD doları karşısında değer kazanırken, karaborsa döviz kurlarında da sınırlı bir rahatlama görüldü. ABD ambargolarının yol açtığı ekonomik daralmanın, devreye girecek yabancı yatırımlarla telafi edilmesi ve İran ekonomisinin tarihi bir virajı dönmesi bekleniyor.