İş yerinde kendini iyi hissetmek, hem çalışanların sağlığı hem de iş performansı açısından büyük önem taşıyor.

Araştırmalar, çalışanların genel refahının yükselmesinin performansa ve dolayısıyla şirketlerin gelirlerine olumlu yansıdığını gösteriyor. Buna karşılık, zehirli bir çalışma ortamı çalışanların fiziksel ve psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Uzun süreli stres; tükenmişlik, motivasyon kaybı ve depresyon gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor.

Siz de uzun süredir kendinizi yorgun hissediyor, işe gitmekte veya çalışmaya başlamakta zorlanıyor musunuz? Çalışma ortamınız sizi sürekli kaygılandırıyor ve sık sık bir molaya ihtiyaç duyuyorsanız, bunun nedeni iş yerindeki sağlıksız atmosfer olabilir.

Peki çalışma ortamınızın gerçekten zehirli olup olmadığını nasıl anlayabilirsiniz? Aşağıdaki dört işaret, bu konuda size fikir verebilir.

İLETİŞİM EKSİKLİĞİ 

Sağlıklı bir çalışma ortamının temel unsurlarından biri açık ve saygılı iletişimdir. Çalışanlar arasında iletişim neredeyse yoksa veya önemli bilgiler sizden sürekli saklanıyorsa, ortada bir sorun olabilir.

Kendinizi ekipten dışlanmış hissediyorsanız ya da sizinle profesyonellikten uzak ve saygısız bir üslupla konuşuluyorsa bu durum ciddiye alınmalıdır.

Saygı, kullanılan dille başlar. Sürekli hakaret, küçümseyici ifadeler veya aşağılayıcı yorumlarla karşılaşıyorsanız, sağlıksız bir çalışma ortamında bulunuyor olabilirsiniz. Aynı şekilde, çalışanların birbirlerinin arkasından sürekli konuşması ve dedikodu yapması da iş yerindeki güven duygusunu zedeler ve gerginliği artırır.

Kaynak olarak ekle

YÖNETİCİLERİN KÖTÜ DAVRANIŞLARI 

Yöneticinizin size nasıl davrandığı, çalışma ortamının sağlıklı olup olmadığını anlamanın en önemli göstergelerinden biridir. Elbette iş hayatında eleştiri kaçınılmazdır ve doğru şekilde yapıldığında çalışanların gelişimine katkı sağlayabilir, ancak eleştirinin kişisel yorumlara, küçümsemeye veya aşağılamaya dönüşmesi kabul edilebilir değildir.

Stresli dönemlerde veya anlaşmazlıklar sırasında bile profesyonel ve saygılı iletişim korunmalıdır. Bunun yanı sıra iyi bir yönetici, çalışanlarından gelen geri bildirimleri de dinlemeli ve gerektiğinde kendi tutumunu sorgulayabilmelidir.

Yöneticiniz hiçbir eleştiriyi kabul etmiyor, her konuda kendisini haklı görüyor veya çalışanların görüşlerini sürekli görmezden geliyorsa, bu durum iş yerindeki stresin önemli bir kaynağı haline gelebilir. Böyle bir durumda güvendiğiniz bir çalışma arkadaşınızla konuşmak ve yaşananları birlikte değerlendirmek faydalı olabilir.

MESLEKTAŞLAR ARASINDA KÖTÜ İLİŞKİLER

İş arkadaşlarınızla herkesin yakın arkadaş olması gerekmez. Sağlıklı bir çalışma ortamında en azından karşılıklı saygı ve profesyonel iletişim bulunmalıdır.

Sürekli dedikodu yapılması, söylentilerin yayılması ve çalışanların birbirleri hakkında olumsuz konuşması, ekip içindeki güveni zedeler. Bu nedenle bu tür konuşmalara mümkün olduğunca dahil olmamak önemlidir.

Bir diğer sorun ise aşırı iş yüküdür. Çalışkan ve yardımsever olmak elbette olumlu özelliklerdir. Sürekli olarak başkalarının görevlerini üstlenmek, bir süre sonra tükenmişliğe yol açabilir. Özellikle işlerin ekip içinde adil şekilde paylaşılmadığı veya bazı çalışanların sürekli olarak diğerlerine bağımlı olduğu ortamlarda bu durum daha sık görülür.

İş yerinde psikolojik taciz de göz ardı edilmemesi gereken ciddi bir sorundur. Bir çalışanın sürekli olarak hedef alınması, dışlanması, küçük düşürülmesi veya baskı altında tutulması yalnızca o kişinin sağlığını değil, tüm çalışma ortamını olumsuz etkiler.

MOLA VERECEK BİR ALANIN BULUNMAMASI

Herkesin çalışma sırasında zaman zaman nefes almaya ve zihnini toparlamaya ihtiyacı vardır. Bu nedenle çalışanların kısa süreliğine işten uzaklaşabileceği, dinlenebileceği ve isterse meslektaşlarıyla sohbet edebileceği uygun bir mola alanının bulunması önemlidir.

Rahat ve huzurlu bir ortamda kısa bir mola vermek, yalnızca çalışanların kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olmaz; aynı zamanda işe yeniden odaklanmayı da kolaylaştırabilir.

ZEHİRLİ BİR ÇALIŞMA ORTAMINI DAHA İŞE BAŞLAMADAN NASIL ANLAYABİLİRİZ?

Henüz işe başlamadan önce de potansiyel iş yerinizin nasıl bir ortama sahip olduğuna dair bazı ipuçları yakalayabilirsiniz. İş görüşmesi sırasında yalnızca size yöneltilen sorulara değil, ofiste olup bitenlere de dikkat edin.

Ofise girdiğinizde çalışanların birbirleriyle nasıl konuştuğuna dikkat edin. Ses tonları ve beden dilleri size ortam hakkında önemli ipuçları verebilir. İnsanlar birbirine karşı saygılı mı davranıyor, yoksa gergin ve küçümseyici bir iletişim mi var? Ofisin genel atmosferini de gözlemleyin.

İlk bakışta önemsiz gibi görünse de ortak kullanım alanlarının temizliği ve düzeni, iş yerindeki genel düzen anlayışı hakkında fikir verebilir. Özellikle tuvaletlerin bakımsız ve dağınık olması, çalışanların ortak alanlara ne kadar özen gösterdiğine dair bir ipucu olabilir.

İşe alım sürecinin olağanüstü hızlı ilerlemesi her zaman olumsuz bir durum anlamına gelmez. İşveren pozisyonu doldurmak için büyük bir acele içindeyse bunun nedenini anlamaya çalışmak faydalı olabilir. Sürekli çalışan değişimi yaşanan veya personel açığı nedeniyle yeni çalışanlara acilen ihtiyaç duyulan bir iş yerinde, iş yükü ve çalışma koşulları beklediğinizden daha zor olabilir.

Son olarak, içgüdülerinizi de göz ardı etmeyin. Bir iş görüşmesi sırasında kendinizi rahatsız hissetmeniz tek başına kesin bir kanıt değildir. Ancak gözlemlediğiniz diğer olumsuz işaretlerle birleştiğinde, çalışma ortamı hakkında dikkate değer bir uyarı olabilir.