Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) önümüzdeki hafta yapacağı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına yönelik geri sayım sürerken, küresel finans devi BBVA'nın araştırma birimi BBVA Research’ten kritik bir analiz geldi. Kurum, makroekonomik risk senaryolarını değerlendirerek politika faizine ilişkin beklentisini paylaştı.
FAİZ ARTIŞINDA DURAKSAMA İHTİMALİ MASADA MI?
Yayımlan raporda, piyasalardaki sınırlı dolarizasyon eğilimi ve kredi büyüme tavanlarında yakın dönemde uygulanan sıkılaştırma adımları hatırlatıldı. Bu dinamikler ışığında, Merkez Bankası'nın faiz artış döngüsüne geçici bir ara verme ihtimalinin dışlanmadığı ifade edildi. Ancak BBVA Research analistleri, mevcut riskler karşısında TCMB'nin sıkı para politikası duruşunu daha uzun bir süre boyunca koruması gerektiği görüşünü yineledi.
2026 YILI ENFLASYON VE PETROL VARSAYIMLARI
Kurum, makroekonomik dengeler ve jeopolitik gelişmeler altındaki tahminlerini de güncelledi. Yüzde 3 oranında ekonomik büyüme, Hürmüz Boğazı'nın 2026'nın ikinci yarısında kademeli olarak yeniden ticarete açılması ve 2026 genelinde petrol fiyatlarının varil başına ortalama 90 dolar seviyesinde seyretmesi senaryoları baz alındı. Bu varsayımlar altında yıl sonu TÜFE tahmini yüzde 30 seviyesinde sabit bırakıldı. Dış dengedeki aşağı yönlü risk faktörleri nedeniyle, büyümeyi destekleyecek ekonomi politikalarının sınırlı kalacağı öngörüldü.
DEZENFLASYON PATİKASINDAKİ TEMEL RİSKLER
Raporda, enflasyonun düşüş trendine girmesinin önündeki temel engeller de sıralandı. Süregelen enflasyon ataleti, çıpasından büyük ölçüde kopan enflasyon beklentileri, bölgesel çatışmaların yarattığı belirsizlik ortamı ve enerji fiyatlarındaki yüksek oynaklık ana risk unsurları olarak tanımlandı. Ayrıca, gıda hariç Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) aylık bazda ortalama yüzde 3'lük artış eğilimini sürdürmesinin, maliyet kaynaklı baskıların hâlâ yüksek olduğuna işaret ettiği aktarıldı.
ENFLASYON VERİLERİ BEKLENTİLERLE PARALEL SEYREDİYOR
Son açıklanan verilere de değinilen analizde, tüketici enflasyonunun aylık yüzde 1,7'lik artışla kurum tahminlerine paralel geldiği ve yıllık enflasyonu yüzde 32,6 seviyesine taşıdığı belirtildi. Gıda ve enerji kalemlerinin manşet enflasyondaki düşüşü desteklediği, çekirdek enflasyonun ise giyim sektöründeki mevsimsel etkilerden dolayı sınırlı bir gerileme kaydettiği bildirildi. TCMB'nin yakından takip ettiği medyan enflasyon göstergesinin üç aylık ortalamasının yüzde 2,15 olduğu, bu durumun yıllıklandırılmış bazda yüzde 29'luk bir TÜFE oranına tekabül ettiği ifade edildi.