Dünya İslamabad’daki ateşkes zirvesine kilitlenmişken, İsrail’in etkili yayın organlarından Channel 13, Başbakan Benjamin Netanyahu’nun gizli ajandasına dair karanlık bir ışık tuttu. İddialar, savaşın sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda profesyonelce kurgulanmış bir "yargıdan kaçış" operasyonu olduğunu gözler önüne seriyor.

Analizci Baruch Kra’nın en çarpıcı iddiası, Netanyahu’nun yargıyı hiçe sayan son hamlesi oldu. Netanyahu’nun, henüz mahkemeden bir erteleme talep etmeden, ifadesinin başlayacağı Pazartesi günü için "olağanüstü kabine toplantısı" ayarladığını belirten Kra, durumu şu sözlerle özetledi:
"Netanyahu o kadar emin ki... Hakimlerin duruşmaları iptal etmeye devam edeceğinden; henüz bir erteleme talebinde bulunmadan, tam da ifadesinin başlaması gereken günde kabineyi topluyor. Küstahlığın sınırı yok!"

"BİR AYDA HAPSE GİREBİLİR"
Kra’ya göre, Netanyahu’nun hürriyeti ile demir parmaklıklar arasında sadece birkaç hafta var. Eğer mahkemedeki tanıklık süreci normal hızında devam ederse, dava yaklaşık bir ay içinde karara bağlanacak.
Mayıs Ortası Final: "En fazla 12 duruşma kaldı. Eğer dava kesintisiz devam ederse, en geç Mayıs ortasına kadar Netanyahu’nun yolu tükenecek."

Netanyahu’nun mahkemeye sunduğu "Savaş ve devlet işleri nedeniyle çok meşgulüm" mazeretinin aslında planlı bir strateji olduğu vurgulanıyor. Devam eden her çatışma, bu mazereti mahkeme nezdinde güçlendiriyor.

AF PAZARLIĞI MI YAPILIYOR?
Haberde yer alan şok iddiaya göre Netanyahu, ifade sürecini ne kadar uzatırsa "Ülkeyi kurtarmak için bu yükten kurtulmalıyım" diyerek kendine bir siyasi af yolu açmaya çalışıyor. Eğer dava hızla sonuçlanırsa, bu af planları da suya düşecek. Bu yüzden davayı olabildiğince uzatmak, savaşı da buna en büyük mazeret yapmak zorunda olduğunu iddia etti.