İstanbul ve Marmara Denizi’nde salı gününden itibaren en büyüğü 3,2 olarak ölçülen 170’ten fazla mikrodeprem kaydedildi. Sarsıntıların özellikle Adalar Fayı hattında yoğunlaşması dikkat çekerken, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa öğretim üyesi Sismolog Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya, sosyal medya hesabı X üzerinden süreci değerlendirdi.
BÜKÜLEN TAHTA ÇUBUK GİBİ...
Son mikro sismik hareketliliği ve fay segmentinde uzun zamandır biriken enerjiyi somut bir örnekle açıklayan Yalçınkaya, tektonik baskı altındaki fayların geçirdiği aşamaları iki ucundan yavaşça bükülen bir tahta çubuktaki çatlamalara benzetti.

"Bir tahta çubuğu iki elinize uçlarından tutup eğmeye çalışın. Bunu çok yavaş yapın. Çubuğun yavaşça büküldüğünü ve üzerinde küçük çatlamaların başladığını göreceksiniz. İşte bunlar fay üzerinde oluşan küçük depremlerdir. Çubuğu eğme sürecinde bu çatlamalar bazen azalır, bazen çoğalır, yerleri değişir. Sonuçta çubuğu kırmaya kadar gidersiniz. İşte bu da fayı tamamen kıran büyük depremdir.
Unutmayın, tıpkı çubuk gibi Marmara'daki fay yaklaşık 250 yıldır eğilmeye devam ediyor. Bir gün kırılacak. Onu kıran küçük depremler değil, üzerinde biriken yüktür, yani her gün artan tektonik gerilmedir."