"Ahtapot" lakaplı Diosdado Cabello, Venezuela’da rejimin güvenlik mekanizmasının başı. Solcu paramiliter 'Kolektifler" (Collectivos)  lideri olan Cabello, ABD'nin seçtiği Delcy Rodriguez'e rağmen Venezuela'daki asıl güç olarka kabul ediliyor.

Televizyonda "Balyozla Vurmak" isimli bir program sunan Cabello, Venezuelalılar için gücü asıl elinde tutan kişi.

İçişleri Bakanı sıfatıyla polis teşkilatını ve hapishaneleri kontrol eden Cabello, "elinin her yere uzanması" sebebiyle 'Ahtapot' lakabıyla anılıyor.

Fakir bir aileden gelen ve orduda yetişen Cabello 1992 yılında Hugo Chávez ile birlikte başarısız bir darbe girişimine katılmıştı.

Chávez’in 1998 yılında iktidara gelmesiyle birlikte birçok farklı bakanlık görevinde bulunarak kendi güvenlik ağını kurdu.

Cabello, uyuşturucu kaçakçılığı ve insan kaçakçılığı gibi suçlamalar nedeniyle Kanada ve Avrupa Birliği dahil birçok bölgede yaptırım listesine alındı.

Washington yönetimi, Cabello'nun "Güneşler Karteli" isimli askeri bir ağ üzerinden uyuşturucu ticaretini yönetmekle suçluyor.

Bugün özgürlüğü rejimin hayatta kalmasına bağlı olan Cabello hem ailesini korumaya hem de siyasi varlığını sürdürmeye çalışıyor.

Rejimin düşmanlarını korkutmak ile ABD’nin yeni bir saldırısını tetiklemek arasındaki o hassas dengede durmaya gayret ediyor.

VENEZUELA'DAKİ GERÇEK GÜÇ

Otuz yıldır süregelen Çavista geleneğinin neferi olan Cabello'nun etki alanı devlet işletmelerine ve partinin her kademesine kadar uzanıyor.

Yerel kaynaklara göre Cabello, bugün geçici başkan Delcy Rodríguez ile rekabet edecek kadar nüfuz sahibi.

Donald Trump’ın Venezuela üzerinde kurduğu baskı artarken Caracas rejiminin kaderi de büyük ölçüde Cabello’nun otoritesini koruyup koruyamayacağına bağlı görünüyor.

Nicolas Maduro’nun 3 Ocak tarihinde kaçırılmasından bu yana Cabello sokaklarda silahlı adamlarıyla devriye geziyor. Son celsede, Venezuela'yı Cabello'nun adamları yönetiyor.

Televizyon programında "Taş Devri" çizgi filminden çıkma devasa bir sopa sallayarak taraftarlarını motive etmeye çalışan Cabello'nun üzerinde ABD baskısı her geçen gün artıyor.

Washington yönetimi Cabello’nun emirlerini yerine getirmemesi durumunda sıradaki düşecek ismin kendisi olacağı yönünde sert bir ihtar yayınladı.

The Guardian'a konuşan eski Venezuela Bakanı Andrés Izarra, Maduro’nun kaçırılmasının Cabello’yu temelden sarstığını ve onu "yürüyen bir zombi" haline getirdiğini savunuyor.

Izarra, "Diosdado tamamen açıkta kaldı ve oyunun dışında bırakıldı. Bir güvenlik bakanı olarak devlet başkanının burnunun dibinden kaçırılmasına engel olamadı. Bu durum onun hiçbir etkisinin ve gücünün kalmadığını açıkça gösteriyor. Artık ya Rodríguez kardeşlerin izinden giderek ABD ile iş birliği yapacak ya da tamamen tasfiye edilecektir" dedi.

BAŞINA 25 MİLYAR DOLAR ÖDÜL KONULDU

Cabello’nun başındaki en büyük dertlerden biri de yakalanması için konulan 25 milyon dolarlık ABD ödül.

Izarra’ya göre CIA şu anda tüm Venezuela’da faaliyet gösteriyor ve Cabello’nun kafasına adeta bir silah dayanmış durumda.

Venezuela halkının bir kesimi ise bu durumdan büyük bir memnuniyet duyuyor. Caracas’ın yoksul mahallelerinde yaşayan vatandaşlar Maduro’nun sadece bir vitrin mankeni olduğuna ve kararları asıl Cabello’nun verdiğine inanıyor.

Halk arasındaki genel kanaate göre "asıl elebaşı" olan Cabello’nun yakalanması rejimin sonunu getirecek en kritik adım olacak.

Maduro ile liderlik yarışı veren Cabello rakibinin devrilmesiyle daha güçlü değil aksine daha zayıf bir konuma düştü.

Artık hem içerideki muhaliflerle hem de dışarıdaki Amerikan baskısıyla tek başına mücadele etmek zorunda kalan bir lider haline geldi.