Uçağın en riskli safhaları kabul edilen kalkış ve iniş sırasında, kabin memurlarının belirli bir pozisyonda sessizce oturduğunu görmüş olabilirsiniz. Ellerini uyluklarının altına yerleştirmiş ya da avuç içleri bacaklara dönük şekilde dik oturan görevliler, birçok yolcu tarafından bu duruş nedeniyle "dinleniyor" sanılıyor. Oysa bu, uluslararası havacılıkta tanımlanmış profesyonel bir güvenlik pozisyonu.
ASLINDA BİLİNÇLİ BİR DURUŞ
Kabin amiri olarak görev yapan Katherine Drossos, yaptığı açıklamada bu oturuşun bilinçli bir hazırlık pozisyonu olduğunu vurguluyor. Drossos'a göre kabin ekibi, ayakları yere sağlam basacak ve elleri sabitlenmiş halde vücudu destekleyen özel bir duruş alıyor.
Bu pozisyonun temel amacı, ani sarsıntılar, sert frenleme ya da beklenmedik türbülans anlarında kabin görevlilerinin savrulmasını önlemek. Aynı zamanda olası bir acil durumda, ekip üyelerinin ellerini anında kullanarak kapıları açabilmesi ve yolcuları yönlendirebilmesi hedefleniyor.
SESSİZ AMA YOĞUN BİR HAREKET
Kabin görevlileri bu sırada sadece fiziksel olarak değil zihinsel olarak da aktif bir süreçten geçiyor. Uzmanlara göre bu birkaç dakikalık bekleme, adeta sessiz bir güvenlik kontrolü anlamına geliyor. Kabin memurları acil durum senaryolarını zihninden geçiriyor, sorumlu oldukları çıkış kapılarını kontrol ediyor ve olası bir tahliye anında verecekleri komutları tekrar ediyor.
YOLCULAR İÇİN HAYATİ HATIRLATMALAR
Kabin ekibinin aldığı bu özel pozisyon yolcular için zorunlu olmasa da uzmanlar uçuş güvenliği açısından bazı temel kuralların önemine dikkat çekiyor:
Güvenlik anonslarını dikkate alın: Emniyet kemeri, oksijen maskesi ve can yeleği bilgileri hayati olabilir.
Güvenlik kartını mutlaka inceleyin: En yakın acil çıkışın nerede olduğunu önceden bilmek büyük fark yaratır.
Koltukları dik konumda tutun: Kalkış ve iniş sırasında bu pozisyon olası çarpmalarda yaralanma riskini azaltır.
Emniyet kemerinizi bağlı tutun: Işıklar sönse bile kemerin takılı olması ani türbülanslara karşı en etkili korumadır.