Sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte havalar serinlemeye başlarken, evlerde doğal gazların yavaş yavaş açılacağı dönem de yaklaştı. Uzmanlar, ısınma sistemlerinin devreye girmesi ve kapı-pencerelerin kapatılmasıyla yatak odalarında mikroskobik canlıların hızla çoğalacağı konusunda kritik uyarılarda bulunuyor. Havaların soğumasıyla ev içi nem oranının yükselmesi, gözle görülmeyen toz akarları için adeta ideal bir üreme ortamı hazırlıyor. Ancak bu tehlikeden korunmak için günlük birkaç basit havalandırma adımı yeterli oluyor.
ISIRMIYORLAR ANCAK ALERJİK REAKSİYONA YOL AÇIYORLAR
Yataklarda biriken ölü deri hücreleri ve toz parçacıklarıyla beslenen akarlar, sanılanın aksine insanları doğrudan ısırmıyor. Ciltte oluşan kaşıntı, tahriş, sabahları görülen burun tıkanıklığı ve sebepsiz hapşırma nöbetlerinin asıl nedeni, bu canlıların geride bıraktığı vücut atıkları ve dışkıları olarak öne çıkıyor. Bu atıklar, özellikle hassas bünyelerde ve astım hastalarında ciddi alerjik reaksiyonları tetikliyor.
MEVSİM GEÇİŞİNDE SAYILARI AŞIRI ARTIYOR
Mevsim geçişinde akar popülasyonunun bir anda patlama yapması tesadüf değil. Henüz yakılmayan ancak eli kulağında olan doğal gazların açılmasıyla oda sıcaklığı tam da akarların sevdiği seviyeye ulaşacak. Soğuyan havalar nedeniyle pencerelerin kapalı tutulması, duş ve yemek pişirme sonrası oluşan nemin ev içinde birikmesine yol açıyor. Sonbaharın en sık yapılan hatalarından biri olan çamaşırların odalarda kurutulması da ortama yüksek miktarda su buharı salarak bu canlıların yayılımını iyice hızlandırıyor.
UZMANLARDAN 'GÜNDE 10 DAKİKA' UYARISI
Yatak odalarındaki akar yoğunluğunu azaltmak ve olası sağlık sorunlarının önüne geçmek için öncelikle yatak odası penceresinin her gün en az 10 dakika süreyle açılarak ortamdaki nemin dışarı atılması gerekiyor. Nevresim ve yatak takımlarının haftalık periyotlarla sıcak suda yıkanması, birikimi büyük oranda engelliyor. Çamaşırların kapalı alanlarda kurutulmaması, zorunlu durumlarda ise bulunulan odanın mutlaka havalandırılması hayati önem taşıyor. Ayrıca akar karşıtı etkisiyle bilinen okaliptus yağından da destek alınabiliyor, ancak bebekli ve evcil hayvanlı evlerde bu yöntemin dikkatli kullanılması tavsiye ediliyor. Uzmanlar, alınan bu önlemlerin ortamdaki alerjen yükünü önemli ölçüde düşürdüğünü fakat mikroskobik canlıları tamamen ortadan kaldırmadığını vurguluyor.