Yaklaşık 7,8 milyon dolara kurulan tesisin yılda 700 milyon litreye kadar atık suyu arıtması planlanıyor. Bu miktar yaklaşık 280 olimpik yüzme havuzunu doldurabilecek seviyede. Arıtılan suyun içme suyu olarak değil, yüksek miktarda su tüketilen inşaat ve sanayi çalışmalarında yeniden kullanılması hedefleniyor.
KİRLETİCİLERİ SUDAN AYIRMAKLA KALMIYOR
Yeni sistemin en dikkat çeken özelliği, sudaki kirleticileri yalnızca süzüp başka bir yerde biriktirmek yerine parçalayarak etkisiz hale getirmesi. Pestisitler, petrol kaynaklı hidrokarbonlar, ilaç kalıntıları, antibiyotikler ve hormonlar gibi geleneksel yöntemlerle temizlenmesi daha zor maddeler bu işlem sırasında hedef alınıyor.
Sistemde titanyum dioksit ve ışığın birlikte kullanıldığı bir arıtma yöntemi uygulanıyor. Oluşan kimyasal reaksiyon, sudaki organik kirleticilerin yapısını bozarak daha basit bileşenlere ayrılmasını sağlıyor. Geliştiriciler, bu yöntemin benzer arıtma teknolojilerine kıyasla daha az enerji ve kimyasal kullanarak çalışabildiğini belirtiyor.
YILDA 700 MİLYON LİTRE SU YENİDEN KULLANILABİLECEK
Tesisten çıkan suyun ilk olarak Dubbo çevresinde yürütülen büyük inşaat projelerinde değerlendirilmesi planlanıyor. Özellikle bölgede devam eden rüzgar enerjisi projelerinde yol yapımı ve toz bastırma gibi işlemlerde temiz içme suyu yerine arıtılmış suyun kullanılması gündemde. Böylece hem atık su yeniden değerlendirilecek hem de bölgedeki temiz su kaynaklarından daha az su çekilecek.
Teknolojinin Dubbo'ya kurulmasından önce Almanya, İspanya ve Norveç'te farklı ölçekte denemeler gerçekleştirildi. Avustralya'daki tesis ise sistemin daha büyük miktarlardaki su üzerinde nasıl çalışacağını görmek açısından önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor. Newcastle Üniversitesi de arıtılmış suyun spor sahalarının sulanması gibi farklı alanlarda güvenli biçimde kullanılıp kullanılamayacağını araştırıyor.