Southampton Üniversitesi liderliğindeki araştırma ekibi, Karadeniz’in derinliklerinde yürüttüğü çalışmalarda farklı dönemlere ait 60’tan fazla gemi enkazı tespit etti. Roma dönemine ait amfora taşıyan ticaret gemilerinden 17. yüzyıl Kazak filolarına kadar uzanan bu buluntular, bölgenin tarih öncesi devirlerden bu yana aktif bir ticaret ve ulaşım rotası olduğunu kanıtladı.
OKSİJENSİZ ORTAM ANTİK AHŞABI KORUDU
Batığın 2 kilometreyi aşan derinlikte bulunması, yapının günümüze kadar ulaşmasındaki en temel etken olarak açıklandı. Karadeniz’in bu derinliklerindeki su tabakasında oksijen bulunmaması, ahşap gibi organik maddelerin ayrışmasını engelleyerek geminin direkleri, dümenleri ve oturma sıraları dahil tüm aksamının bozulmadan kalmasını sağladı.
Southampton Üniversitesi’nden Profesör John Adams, keşfe ilişkin yaptığı açıklamada, Klasik dönemden kalan bir geminin bu denli sağlam bir yapıda bulunmasının antik gemi enkazları için son derece nadir bir durum olduğunu ifade etti. Adams, geminin yapısının neredeyse tamamen korunmuş olmasını tıp dünyası için "inanılması güç" bir bilimsel veri olarak nitelendirdi.
DENİZ TABANINDA ERKEN TUNÇ ÇAĞI YERLEŞİMİ
Araştırmalar sadece gemi enkazlarıyla sınırlı kalmadı. Bulgaristan’ın Ropotamo bölgesi yakınlarında, Erken Tunç Çağı’na ait bir sahil yerleşiminin kalıntılarına ulaşıldı. Deniz seviyesinin yükselmesiyle su altında kalan eski kıyı şeridinde; evlerin, ocakların ve çömleklerin izleri yüzeyin 2,5 metre altında tespit edildi.
Kıyı şeridindeki bu değişimler, antik toplulukların yükselen deniz seviyelerine nasıl uyum sağladığına dair somut veriler sundu. Söz konusu bölgenin Tunç Çağı yerleşiminden sonra sırasıyla Yunan kolonistler, Bizans denizcileri ve Osmanlı filosu tarafından liman ve koy olarak kullanıldığı belirlendi. Karadeniz MAP projesi, su altındaki eski kıyı şeritlerini inceleyerek bölgenin binlerce yıllık jeolojik ve insani değişimini belgelemeye devam ediyor.