Dünyanın denizle bağlantısı olmayan en büyük iç su kütlesi Hazar Denizi, iklim değişikliği ve kontrolsüz su kullanımı nedeniyle Aral Denizi'ne benzer bir çevre felaketi riskiyle karşı karşıya kaldı. 

On yıllardır süren seviye düşüşü, deniz tabanının sığ olduğu kuzey ve kuzeydoğu kesimlerinde kıyı çizgisini belirgin şekilde geriletirken, daha önce su altında kalan bölgelerde yeni ada kümelerinin oluşmasına yol açtı.

Gönüllü çevre aktivisti Daniyar Akimzhanov ve ekibinin Kazakistan'a bağlı Kulaly Adası yakınlarındaki hava keşfi sırasında yeni bir kara parçasını tespit etmesi, gözleri bölgedeki ekolojik değişime çevirdi. 

Son yıllarda kayda geçen adaların bazılarının uzunluğunun bir kilometreyi, genişliğinin ise 300 metreyi bulduğunu belirten Akimzhanov, yeni karalara yaban domuzu ve kurt gibi canlıların ulaşmaya başladığını aktardı. 

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hazar Denizi Kazak Araştırma Enstitüsü, yeni açığa çıkan alanların kalıcı ada haline gelip gelmeyeceğinin dip topografyası, dalga boyu ve rüzgâr dinamiklerine bağlı olduğunu bildirirken, daha fazla kara parçasının yüzeye çıkmasının beklendiğini kaydetti.

Kaynak olarak ekle

SULAR HIZLA GERİ ÇEKİLİYOR

Bilimsel veriler denizin gerileme boyutunu net bir şekilde gözler önüne seriyor. Alabama Üniversitesi'nden hidroiklim bilimci Dr. Sifan Koriche, su dengesinin nehir akışları ile buharlaşma arasındaki hassas ilişkiye dayandığını belirtirken; ölçümler, Kazak kesiminde deniz seviyesinin 1996'daki eksi 26,82 metre seviyesinden 2025'te eksi 29,27 metreye düştüğünü gösteriyor. 

Yılda ortalama 8 ila 9 santimetrelik bir çekilmeye karşılık gelen bu süreç, 2026 Temmuz ayı itibarıyla Kulaly Adası gözlem istasyonunda eksi 29,42 metre ile tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi. 

Uydu analizleri, 2000 ile 2025 yılları arasında kuzeydoğu Hazar'da suyla kaplı alanın yaklaşık 16 bin 384 kilometrekare küçüldüğünü ortaya koyuyor.