Dünya genelinde yaşanan ölüm nedenlerinin başında ne yazık ki kalp ve damar hastalıkları geliyor. Kardiyoloji uzmanları ise kalbi en üst kondisyonda tutmanın ve damarları korumanın yolunun ilaçlardan önce mutfaktan, yani doğru beslenmeden geçtiğini sık sık hatırlatıyor.
Tam da bu noktada, çoğumuzun salatalara ve mezelere yakıştığı için sebze zannettiği, ancak botanik dünyasında yeşil etli yapısıyla bir meyve olarak kabul edilen mucizevi bir besin öne çıkıyor: Avokado!
Harvard Üniversitesi’nin 30 yıl süren dev araştırması ve ünlü Kardiyolog Dr. Sarah Alexander'ın açıklamaları, bu yeşil meyvenin kalp hastalıkları riskini %16, diyabet riskini ise %31'e kadar azalttığını gözler önüne serdi. İşte tıp dünyasında büyük yankı uyandıran o süper besinin bilinmeyen güçleri...
30 YILLIK ÇALIŞMA MEYVESİN VERDİ
Araştırmacılar, tam 30 yıl boyunca 111.000'den fazla kişinin sağlık ve beslenme verilerini mercek altına aldı. Sonuçlar, avokadonun vücudumuz için sıradan bir yiyecek olmadığını kanıtladı:
Kalp Krizi Riskini %16 Azaltıyor: Haftada en az iki porsiyon (yaklaşık bir orta boy) avokado tüketenlerin, hiç tüketmeyenlere göre kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riski %16, koroner kalp hastalığı riski ise %21 daha düşük çıktı.
Zararlı Yağların Yerini Almalı: Araştırma; günlük beslenme rutinindeki yarım porsiyon margarin, tereyağı, işlenmiş et veya yumurta yerine avokado konulduğunda, kalp hastalığı riskinin %16 ila %22 arasında azaldığını net bir şekilde ortaya koydu.
KONU POTASYUM OLUNCA MUZDAN BİLE GÜÇLÜ
Kardiyolog Dr. Sarah Alexander, avokadonun kalbi ve damarları nasıl bir zırh gibi koruduğunu şu bilimsel gerçeklerle açıklıyor:
TANSİYONU DENGELER
Avokado, sodyumun (tuzun) kan basıncını artırıcı etkisini önleme konusunda tam bir usta. Sadece yarım avokado, yaklaşık 500 miligram potasyum içerir. Bu oran, potasyum denince akla ilk gelen meyve olan muzdan bile daha fazladır.
KOLESTEROLE BİTKİSEL ENGEL
Avokado, diğer birçok meyveye kıyasla çok daha yüksek oranda "bitki sterolü" barındırır. Bu steroller bağırsaklarda adeta bir koruyucu bariyer görevi üstlenerek kötü kolesterolün emilmesini engeller. Yapılan çalışmalar, bitki sterollerinin kolesterol seviyesini %10'a kadar düşürebildiğini gösteriyor.
DAMAR DOSTU OLEİK ASİT
Avokadonun içindeki yağın büyük bir kısmı, saf zeytinyağında da bolca bulunan ve tam bir damar dostu olarak bilinen tekli doymamış "oleik asit"ten oluşur.
DİYABETE KARŞI DA ETKİLİ
Avokadonun yetenekleri sadece kalbi korumakla sınırlı kalmıyor; çağımızın en büyük gizli tehlikelerinden biri olan şeker hastalığına karşı da savaşıyor.
6.000'den fazla yetişkin üzerinde yapılan bir başka araştırma, düzenli avokado tüketenlerin Tip 2 Diyabet riskinin %20 azaldığını buldu. İşin en çarpıcı kısmı ise gizli şekeri (prediyabeti) olan kişilerde bu risk azalma oranının %31'i bulması! İçerdiği yüksek lif ve sağlıklı yağlar sayesinde sindirimi yavaşlatan avokado, ani kan şekeri dalgalanmalarının önüne geçerek insülin direncini kırıyor.
Diyetisyen Prof. Teresa Fung, avokado tüketirken sıklıkla düştüğümüz çok önemli bir hataya karşı uyarıda bulunuyor:
"Avokado kesinlikle çok sağlıklı bir besindir ancak düşük kalorili bir yiyecek değildir. Yarım avokado yaklaşık 161 kalori ve 15 gram yağ içerir. Eğer mevcut beslenme düzeninizi hiç değiştirmeden üzerine ekstra olarak avokado eklerseniz, bu durum size kilo artışı olarak dönecektir. Doğru yöntem; hayatınızdaki tereyağı, margarin veya mayonez gibi doymuş/zararlı yağları çıkarıp, onların yerine avokado koymaktır."