Uzmanlar, dijital ve fiziksel dünyayı bir araya getirerek kurbanları daha kolay manipüle etmeyi amaçlayan hibrit dolandırıcılık yöntemlerine karşı uyarıyor. Sahte mesajlar günlük hayatımızın giderek daha sık karşılaşılan bir parçası haline gelirken, siber suçlular e-posta ve SMS'lerin yanı sıra evlere gönderilen sahte paketler gibi fiziksel yöntemleri de kullanarak kişisel verilere ulaşmaya çalışıyor.
Katalonya Siber Güvenlik Ajansı, dolandırıcılık vakalarının her yıl arttığına dikkat çekerken, son dönemde hibrit dolandırıcılıkların daha yaygın hale geldiği konusunda uyarıyor.
Katalonya Siber Güvenlik Ajansı İletişim Birimi Başkanı Txell Collado, yöntemin temel özelliğini, "Dijital dünyayı fiziksel dünyayla birleştiriyorlar" sözleriyle açıklıyor.
Bu yönteme örnek olarak, üzerinde QR kod bulunan sahte paketler gösterilebilir. Kurban, paketin üzerindeki QR kodu telefonuyla taradığında gerçek bir hizmetin internet sitesine benzeyen sahte bir web sayfasına yönlendirilebiliyor.
Hibrit yöntemin dolandırıcılar açısından avantajı ise kurban üzerindeki baskıyı artırması. Collado, dolandırıcıların farklı iletişim kanallarını art arda kullanarak kişide güven ve aciliyet duygusu oluşturabildiğini belirtiyor. Örneğin önce bir SMS gönderiliyor, ardından bankadan arıyormuş gibi görünen bir telefon geliyor. Böylece kurban, aldığı sahte bilginin farklı bir kanaldan da doğrulandığını düşünerek dolandırıcının söylediklerine daha kolay inanabiliyor.
Bu süreçte oluşturulan aciliyet duygusu, kişinin sakin düşünüp durumu sorgulamasını zorlaştırıyor. Dolandırıcılar da tam olarak bu baskıdan yararlanarak kurbanı hızlı hareket etmeye ve istenen işlemi yapmaya yönlendiriyor.
Yapay zekâ dolandırıcıların işini kolaylaştırıyor
Ajansın dikkat çektiği bir diğer önemli gelişme ise yapay zekânın dolandırıcılık yöntemlerinde giderek daha fazla kullanılması.
Geçmişte sahte mesajlardaki yazım hataları, anlatım bozuklukları veya tutarsız ifadeler dolandırıcılığı fark etmek için önemli ipuçları olabiliyordu. Ancak yapay zekâ araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte suçlular daha düzgün, ikna edici ve kişiselleştirilmiş mesajlar hazırlayabiliyor. Bu da sahte içeriklerle gerçek iletişimleri birbirinden ayırmayı zorlaştırıyor.
Peki, bir dolandırıcılık girişiminden şüpheleniyorsak ne yapmalıyız?
Collado'nun önerisi oldukça basit: Acele etmemek. Şüpheli bir mesaj veya telefon aldığımızda herhangi bir işlem yapmadan önce birkaç saniye durup düşünmek gerekiyor.
"Herhangi bir şey yapmadan önce 10 saniye, 20 saniye, 30 saniye durup düşünelim" diyen Collado, özellikle dolandırıcıların oluşturduğu aciliyet hissine kapılmamak gerektiğini vurguluyor.
Şüpheli bir işlem için hemen harekete geçmemiz isteniyorsa, mesajdaki bağlantıya tıklamak veya telefondaki kişinin yönlendirmelerini takip etmek yerine bilgiyi başka bir kanaldan doğrulamak en güvenli yöntemlerden biri. Örneğin bankadan geldiği iddia edilen bir aramada, telefondaki kişinin verdiği numarayı kullanmak yerine bankanın resmi iletişim kanalından kendimiz ulaşarak durumun gerçek olup olmadığını kontrol edebiliriz.
Kısacası, dolandırıcıların en güçlü silahlarından biri olan acele ettirme ve baskı kurma yöntemine karşı en etkili savunma, durup düşünmek ve bilgiyi bağımsız bir kanaldan doğrulamak.