Küresel ısınmayla birlikte dünya genelinde kavurucu sıcaklar rekor kırarken, binaların enerji canavarı olan geleneksel klima ve HVAC sistemlerine doğadan mucizevi bir alternatif geldi. Bilim insanları ve tasarımcılar, enerji yoğun soğutma teknolojilerinin yerini alacak çözümler için bir kez daha dünyanın en yetenekli inşaatçıları olarak kabul edilen termitlere (ak karıncalar) yöneldi.

UCL Bartlett Mimarlık Okulu'nda araştırmacı olan Rameshwari Jonnalagedda, termit yuvalarının içindeki karmaşık ve kusursuz havalandırma ağlarından ilham alarak "TerraMound" adı verilen gözenekli bir seramik duvar sistemi geliştirdi. 3 boyutlu yazıcı (3D baskı) teknolojisiyle üretilen bu fütüristik seramik yapı, geleneksel klimalara hiç ihtiyaç duymadan iç mekan sıcaklıklarını doğal yollarla düşürmeyi başarıyor.

İşte mimarlık ve mühendislik dünyasında heyecan yaratan biyomimikri (doğadan ilham alan teknoloji) projesinin detayları:

Termitlerin yöntemi uygulandı

Çöllerdeki kavurucu sıcaklara rağmen yuvalarının içini her zaman serin ve optimum nemde tutmayı başaran termitler, bunu milyonlarca yıllık bir evrimle geliştirdikleri tünel geometrisine borçlu. TerraMound projesi de tam olarak bu tünelleri taklit ediyor.

Duvar modülleri, havayı mekanik motorlar veya fanlarla zorla üflemek yerine; gün boyunca değişen dış sıcaklık ve rüzgar koşullarına bağlı olarak pasif, yani kendiliğinden bir hava akışı tetikliyor.

Seramik modüllerin içinde yer alan birbirine bağlı dallanmış kanallar labirenti, havayı doğal olarak yönlendiriyor. Bu yapı, termitlerin yuva içindeki ısıyı, nemi ve gaz değişimini düzenlemek için kullandıkları karmaşık tünel ağını birebir yansıtıyor.

Kaynak olarak ekle

Seramiğin gücü 3D baskı teknolojisiyle birleşti

Geçmişte mimarların geleneksel yöntemlerle inşa etmesi imkansız olan bu karmaşık iç boşluklar, gelişen seramik 3D baskı teknolojisi sayesinde artık kolayca üretilebiliyor. Bu sayede binaların duvarları, dışarıdan eklenen sonradan bir cihaz olmak yerine, binanın kendi çevresel kontrol ve soğutma sisteminin ana parçası haline geliyor.

Malzemenin kendisi de soğutma sürecinde hayati bir rol oynuyor. Seramik, betona veya diğer modern yapı malzemelerine kıyasla ısıyı doğal olarak çok daha yavaş emip çok daha yavaş salıyor. Bu termal kütle özelliği iç mekan sıcaklıklarının gün boyu dengede kalmasını sağlarken, malzemenin gözenekli yapısı da bina boyunca kesintisiz ve temiz bir hava sirkülasyonunu destekliyor.

Sıfır karbonlu geleceğin binaları 

Küresel soğutma talebi ve buna bağlı elektrik tüketimi her geçen yıl katlanarak artarken, mimarlar ve mühendisler enerji yoğun makineler kullanmak yerine malzeme tasarımıyla kendi kendini soğutan bina cepheleri hayal ediyor.

TerraMound prototipi, termitlerin milyonlarca yıllık havalandırma stratejilerini modern teknolojiyle birleştirerek inşaat sektörünün karbon ayak izini düşürmek için devasa bir kapı aralıyor. Doğal oluşumlardan ilham alan bu pasif sistemler, geleceğin şehirlerinde gökdelenlerin ve konutların enerji talebini radikal bir şekilde azaltmaya aday görünüyor.