Kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olan balın zamanla matlaşıp katılaşması, kavanozun dibinde şeker taneciklerine benzer tabakalar oluşturması milyonlarca kişinin mutfakta karşılaştığı en yaygın durumlardan biri. Çoğu tüketici bu manzarayla karşılaştığında balın bozulduğunu ya da sahte olduğunu düşünerek büyük bir yanılgıya düşüyor. Oysa uzmanlar, kristalleşmenin balın tamamen doğal kimyasından kaynaklandığını vurgularken, taşlaşmış balı besin değerini ve aromasını kaybetmeden ipeksi akışkanlığına geri döndürmenin altın kurallarını paylaştı.
ŞEKERLENME MEĞER BOZULMA BELİRTİSİ DEĞİLMİŞ
Balın kıvam değiştirip sertleşmesi, içeriğindeki doğal glikoz oranının zamanla katılaşmasından kaynaklanıyor. Özellikle katkısız ve ham ballarda çok daha sık gözlenen bu fiziksel değişim, ürünün bayatladığı ya da kalitesini yitirdiği anlamına gelmiyor. Aksine, balın yapısını koruduğunun bir göstergesi olan bu kristalleşme süreci, doğru ısı kontrolü yapıldığında dakikalar içinde tamamen tersine çevrilebiliyor.
KAYNAR SUYA SAKIN KOYMAYIN: İŞTE ADIM ADIM BENMARİ SIRRI
Şekerlenen balı eski haline getirmek isterken yapılan en büyük yanlış, kavanozu kaynar suya daldırmak veya doğrudan ateşin üzerine koymak oluyor. Yüksek ısı balın içindeki faydalı enzimleri yok ederken aromasını da tamamen bozuyor. Çözüm ise 35-40 dereceyi aşmayan ılık su dolu bir kapta "benmari usulü" bekletmekte saklı:
Geniş bir kabın içerisine doldurulan ılık suyun içine bal kavanozu kapağı sıkıca kapalı şekilde yerleştiriliyor. Suyun kavanoz kapağını aşmamasına ve içine tek bir damla su sızmamasına dikkat edilmesi gerekiyor. Yaklaşık 20 ila 30 dakika arasında ılık banyoda bekleyen bal, dışarıdan içeriye doğru yavaşça çözülmeye başlıyor; su ılıdıkça yenilenerek kontrollü ısı dengesi korunuyor.
DİPTEKİ KRİSTALLERİ ANINDA ÇÖZEN HAREKET
Sadece dışarıdan ısı uygulamak, kavanozun göbeğindeki ve dip kısmındaki inatçı kristalleri eritmek için tek başına yeterli olmuyor. Isınma süreci devam ederken tamamen kuru ve temiz bir kaşık yardımıyla balı düzenli aralıklarla karıştırmak gerekiyor. Karıştırma hareketi, ısının kavanozun her köşesine eşit dağılmasını sağlarken sertleşmiş tabakayı dağıtıyor ve ürünün ilk satın alındığı günkü gibi homojen ve parlak bir akışkanlığa kavuşmasını sağlıyor. Mikrodalga fırında yüksek güçte ısıtma yöntemi ise ısıyı kontrolsüz yaydığı için kesinlikle önerilmiyor.
YENİDEN ŞEKERLENMEMESİ İÇİN BUZDOLABINDAN UZAK TUTUN
Eski mükemmel kıvamına kavuşan balın yeniden donmasını engellemek için saklama alışkanlıklarını değiştirmek şart. Balı "bozulmasın" düşüncesiyle buzdolabına koymak, kristalleşmeyi tetikleyen en büyük etkenlerin başında geliyor. Kavanozun serin, kuru, doğrudan güneş ışığı almayan bir kiler veya mutfak dolabında, oda sıcaklığında tutulması gerekiyor. Ayrıca kavanoza asla ıslak ya da nemli kaşık sokulmaması, kapağın her kullanım sonrası hava almayacak şekilde kapatılması balın tazeliğini uzun süre korumasını sağlıyor.