Cambridge Üniversitesi arkeoloji öğrencileri, şehrin hemen üç mil dışındaki Wandlebury bölgesinde gerçekleştirdikleri sıradan bir eğitim kazısı sırasında, kelimenin tam anlamıyla "devasa" bir keşfe imza attılar. İlk başlarda oldukça umutsuz görünen 2025 yılı kazıları, 9. yüzyıla (M.S.) ait gizemli bir toplu mezara denk gelinmesiyle bir anda tarihin seyrini değiştirdi.
İşte İngiltere topraklarında bulunan ve arkasında kan donduran bir savaş hikayesi barındıriş o gizemli mezarın detayları…
45 SENTETİK ÇÖP KUTUSUNDAN TOPLU MEZARA
Kazı ekibinde yer alan lisans öğrencisi Olivia Courtney, yaşadıkları şaşkınlığı şu sözlerle özetliyor: "İlk iskelet kalıntılarına ulaşmadan önce, o ana kadarki en iyi bulgumuz 1960'lardan kaDDDDlma bir Smarties çikolata kapağıydı. Daha önce hiçbir kazıda insan kalıntısıyla karşılaşmamıştım. Aramızda sadece birkaç yaş ama bin yıldan fazla zaman olan bu insanlarla kendimi hem çok yakın hem de çok uzak hissettim."
KENDİ ZAMANININ ÖFTESİNDE BİR DEV
Toplu mezarda bulunan kafatası sayısını inceleyen uzmanlar, çukurda en az 10 kişiye ait ceset kalıntısı olduğunu tespit etti. Ancak içlerinden biri, tüm ezberleri bozacak nitelikteydi. 17 ila 24 yaşları arasında olduğu tahmin edilen bir gencin boyu tam 1 metre 95 santimdi (6 fit 5 inç). O dönemde ortalama bir erkeğin boyunun sadece 1.67 metre (5 fit 6 inç) olduğu düşünülürse, bu genç o dönem yaşayan insanlar tarafından tam anlamıyla bir "dev" olarak görülüyordu.
Bu dev adamın asıl dikkat çeken yanı ise kafatasında kasıtlı olarak açılmış, yaklaşık 2.5 santimetre (1 inç) çapındaki tıbbi bir delikti. Arkeologlar bunun antik bir trepanasyon (kafatası delme) ameliyatı olduğunu belirlediler.
ANTİK ÇAĞIN TÜMORÜ VE AMELİYATI
Duckworth Koleksiyonu Küratörü Trish Biers, bu olağanüstü durumu şu sözlerle açıklıyor:
"Bu birey, hipofiz bezini etkileyen ve aşırı büyüme hormonu salgılanmasına neden olan bir tümöre sahip olabilir. xBunu, uzuv kemiklerinin uzun şaftlarındaki benzersiz özelliklerden görebiliyoruz. Beyindeki böyle bir tümör, kafatası içinde ciddi bir baskıya ve şiddetli baş ağrılarına yol açardı. Kafatasında açılan bu delik, muhtemelen bu baskıyı ve migren sancılarını hafifletmek için yapılan antik bir ameliyattı."
Wandlebury'deki bu toplu mezar, dönemin vahşetini de gözler önüne seriyor. Çukurdaki kalıntıların tamamı genç erkeklere ait. Mezar; kafası olmayan bedenler, üst üste yığılmış bacaklar, dört tam iskelet ve parçalanmış vücut uzuvlarının karmaşasından oluşuyor. Hatta bazı iskeletlerin pozisyonları, bu insanların birbirine bağlanarak çukura atıldığını gösteriyor.
Erkeklerden birinin çene kemiğindeki kesik izleri, kafasının kesilerek infaz edildiğini kanıtlıyor. Uzmanlar, bu gençlerin bir savaşın ardından ya da toplu bir infaz neticesinde hiçbir tören yapılmadan aceleyle bu çukura fırlatıldığını düşünüyor.
SINIR SAVAŞLARI VE GANİMETLER MANTIĞI
Üniversiteden Oscar Aldred, bu vahşetin arkasında iki büyük olasılık olduğunu belirtiyor:
Savaş Suçluları ve İnfaz: Bu kişiler askeri bir cezanın kurbanı olmuş olabilir ve Wandlebury o dönem kutsal ya da bilinen bir infaz/toplanma noktası olarak kullanılmış olabilir.
Savaş Ganimeti (Trofe): Çukurdaki bazı kopuk uzuvların, infazdan önce düşmanlara gözdağı vermek amacıyla birer "savaş ganimeti" olarak sergilendiği, daha sonra çürümeye başladıklarında bu çukura diğer cesetlerle birlikte atıldığı tahmin ediliyor.
Keşfin yapıldığı Cambridge dışındaki bu bölge, 8. yüzyılın sonlarında Kral Offa yönetimindeki Sakson krallığı Mercia ile komşu krallık Doğu Anglia arasındaki kanlı bir sınır savaş bölgesiydi. 874 yılı civarında, meşhur Viking Büyük Ordusu şehri yağmaladı ve tüm bölge Viking yönetimindeki Doğu Anglia krallığına bağlandı.
Arkeologlar, parçalanmış bedenlerin çukura atılırken neredeyse tamamen çürümüş ve "dağılmak üzere" olduğunu, bunun da Saksonlar ile Vikingler arasında onlarca yıl süren toprak savaşlarının acı bir sonucu olduğunu doğruluyor.