İsrail Eski Eserler Kurumu (IAA), sikkeyi Kudüs’ün doğusundaki antik yerleşim merkezi olan Davut Şehri’nde yürütülen kazılarda buldu. Bu tip sikkelerden dünya genelinde yalnızca 17 adet bulunmuşken, Mısır dışında ve organize bir kazıda bulunan ilk örnek olması bu keşfi daha da özel kılıyor.
KRALİÇE BERENİCE'NİN GÜCÜNÜN SEMBOLÜ
Sikke, Mısır’ın Helenistik döneminde hüküm süren Ptolemaios Hanedanı'nın üçüncü kralı olan Ptolemy III’ün eşi Berenice II'yi tasvir ediyor. Bir tarafında taç, duvak ve kolye takan Berenice’nin portresi bulunurken, diğer yüzünde iki yıldız ve bir bereket boynuzu yer alıyor. Üzerindeki “Basileisses” ifadesi, “Kraliçeye ait” anlamına geliyor.
Kazı alanında iki yıldır görev yapan Rivka Langler, toprağı eleyerek çalıştığı sırada sikkeyi fark ettiğini ve bulduğu anda heyecanla tüm kazı alanında koşarak haberi verdiğini aktardı.
MISIR’DAN KUDÜS’E GELEN ALTIN
Sikke büyük olasılıkla milattan önce 246-241 yılları arasındaki Üçüncü Suriye Savaşı'nın ardından, Mısır’a dönen askerlere verilen hediyeler arasında yer alıyordu. Başlangıçta İskenderiye'de basıldığı düşünülen bu küçük altın sikkenin Kudüs'e nasıl ulaştığı ise hâlâ bilinmiyor.

Yine de bu buluntu, Kudüs’ün M.Ö. 586’daki Babil kuşatması ve Birinci Tapınağın yıkımından sonra hızla toparlanmaya başladığını gösteriyor. Arkeolog Yiftah Shalev’e göre, Kudüs sanılanın aksine uzun süre ıssız kalmadı; Ahameniş ve Ptolemaik dönemlerde yeniden canlanarak dönemin siyasi ve ekonomik merkezleriyle bağlantılarını kuvvetlendirdi.
KUDÜS ELİTLERİ VE MISIR BAĞLANTISI
Kazı direktörü, Tel Aviv Üniversitesi'nden Prof. Yuval Gadot, Kudüs'te bulunan bu sikkeyi elit tabakanın Mısır'daki egemen sınıfla yakın ilişkilerine kanıt olarak gösterdi. “Burada bulduğumuz bu altın sikke, Kudüs’ün o dönemde ne kadar önemli bir şehir olduğunu gösteriyor” dedi.