Dünya genelinde milyarlarca insanı sessizce etkileyen, ancak küresel sağlık otoritelerinin radarından kaçan devasa bir tehdit var. Yeni yapılan çığır açan bir araştırma, evlerimizdeki sevimli dostlarımızdan veya tükettiğimiz gıdalardan bulaşabilen bir parazitin, insanlığın üçte birini tehdit ettiğini ortaya koydu. Üstelik bu gizli tehlike, kalıcı görme kaybına kadar varan ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Akademik dergi PLOS Neglected Tropical Diseases'de yayımlanan yeni bir çalışma, Toksoplazmoz hastalığının küresel boyutunu gözler önüne sererek dünyaya acil bir çağrıda bulundu. Halk arasında genellikle kedi paraziti olarak bilinen bu enfeksiyon, önlenebilir ve tedavi edilebilir olmasına rağmen dünya genelinde en önemli göz enfeksiyonu nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Flinders Üniversitesi'nden göz doktoru Dr. Justine Smith, hastalığın küresel sağlık gündemlerinde hak ettiği ilgiyi göremediğini ve dünya çapında önde gelen bir görme kaybı nedeni olduğunu belirtiyor. Dr. Smith'e göre, bu görünmez tehlikenin önüne geçmek aslında sanıldığı kadar zor değil.

PARAZİT ZİNCİRİ NASIL KUSURSUZ İŞLİYOR

Hastalığın bu denli yayılabilmesinin arkasında, günlük hayatta fark edilmeden yapılan basit temaslar yatıyor. İnsanlar genellikle iyi pişmemiş etlerin tüketilmesi, parazit barındıran kontamine sebze veya suların vücuda alınması ya da kedi dışkısıyla doğrudan temas yoluyla enfekte oluyor. Madalyonun diğer yüzünde ise kediler yer alıyor. Evcil veya sokaktaki dostlarımız, çiğ et tüketimi ya da doğada parazit taşıyan kuş ve kemirgenleri avlamaları sebebiyle bu zincirin bir parçası haline geliyor.

Enfeksiyonun en ağır evrelerinde parazit, doğrudan gözün retina tabakasında ciddi iltihaplanmalara yol açıyor. Bu durum ise ne yazık ki geri dönüşü olmayan kalıcı görme kayıplarını tetikliyor. Bilim insanları özellikle temiz suya, güvenli gıdaya ve yeterli doğum öncesi bakıma erişimi kısıtlı olan toplulukların çok daha büyük bir risk altında olduğu konusunda uyarıyor.

Kaynak olarak ekle

Araştırmanın yazarlarından João Furtado, bu durumun bir kader olmadığını vurgulayarak, hastalığın çok iyi bilinen bulaşma yolları olduğunu ve pratik halk sağlığı önlemleriyle tamamen kontrol altına alınabileceğini ifade ediyor.

KÜRESEL TEK SAĞLIK TANIMI

Araştırmacılara göre bu hastalıkla bireysel ya da bölgesel çabalarla mücadele etmek artık mümkün değil. Kesin bir başarı elde etmek için Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) bu hastalığı resmi olarak "İhmal Edilmiş Tropikal Hastalık" statüsüne alması gerekiyor. Çünkü resmi bir tanıma olmadığı sürece, hastalığın küresel çapta kontrol altına alınmasında ancak sınırlı bir ilerleme sağlanabiliyor.

Çözüm ise insan, hayvan, tarım ve çevre sektörlerinin ortaklaşa hareket etmesini öngören küresel "Tek Sağlık" yaklaşımında yatıyor. Bilim insanları, veterinerlik stratejilerinin entegre edilmesini, çiftliklerdeki sağlık güvenliğinin iyileştirilmesini, sokak kedilerinin popülasyon kontrolünü ve hayvan atıklarının güvenli bir şekilde bertaraf edilmesini tek bir potada eritmeyi hedefliyor.

Dr. Justine Smith, yaptıkları çalışmanın aslında tüm dünya ülkelerine bir uyarı fişeği olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor:

"Açıklamamız, toksoplazmozun kabul edilemez küresel sağlık yükünü nihayet ele almak için bir eylem çağrısıdır. DSÖ'nün resmi adımıyla birlikte ülkeler, bu önleme çalışmalarını anne-çocuk sağlığı programları ve gıda güvenliği sistemleriyle kolayca bütünleştirebilecek."