Sevgili okurlarım, öyle bir memlekette yaşıyoruz ki insanın aklı duruyor. İnanılır gibi değil. Parti ayrımı falan gözetmeden herkes birbirine soruyor:

“Ne oluyor, sen bu olanları anlıyor musun?”

Bu acayip gelişmelerden kendi çıkarları ve düşünceleri açısından mutlu olanlar dışında herkes şaşkın. Kimse ne olacağını, işin nereye varacağını bilemiyor.

Bugün itibariyle baktığımızda bu oyunun baş rolünde biri var:

Kemal Kılıçdaroğlu!

Uzun zamandır köşesine çekilmiş, adeta tespih çekerek bekliyordu.

Partisine yapılan bunca haksızlık ve hukuksuzluktan sonra herkes kendisinden bir şeyler söylemesini, en azından AKP iktidarını biraz olsun eleştirmesini beklerken o tam tersine birtakım işler yaptı ve bürosunda gizlendi.

Siyaset sahnesinde çok önemli gelişmeler oluyordu ama Kemal Bey’den ses çıkmıyordu! Neredeydi, ne yapıyordu, ne düşünüyordu bilen yoktu!

★★★

Beyefendi herhalde daha fazla dayanamadı ki önceki gün ses verdi...

Ama ne ses!

Tam da Recep Tayyip’in aradığı, beklediği ses!

İnanılır gibi değil, akıl almaz bir ses!

Partisini, yıllarca genel başkanlığını yaptığı CHP’yi aynen şu cümleyle suçluyordu:

“Haram ve kirlenmişliğin sığınağı.”

İnsaf yahu insaf!

Recep Tayyip ve onun stepnesi olan Devlet Bahçeli işte tam da böyle bir sesi bekliyordu.

Böylece Kılıçdadoğlu, Bahçeli’den sonra iktidarın ikinci stepnesi olmayı fazlasıyla hak etti.

★★★

Yazıklar olsun o eski genel başkana, gerçekten yazıklar olsun.

Bugünkü CHP’nin hataları, yanlışları olabilir. Özgür Özel’in de olabilir.

CHP’li bazı belediye başkanlarının birtakım gereksiz marifetleri de mutlaka olmuştur.

Ama bir eski genel başkan düşünün ki, yargıya intikal etmiş belli konularda henüz karar bile verilmemişken partisi için “haram ve kirlenmişliğin sığınağı” diyebilmek siyasi hatanın ötesinde ayıptır...

Yakışmaz.

Bu sözleriyle iktidar partisine hizmet ettiğinin acaba bilincinde midir bu beyefendi?

Elbette bilincindedir.

Bu sözler Bahçeli’nin ‘püskevit’ dediği gibi dil sürçmesi falan değildir çünkü videoda okuduğu o cümleler bire bir sadece kendisi tarafından kaleme alınmıştır.

★★★

Ama asıl amacı neresinden bakarsanız bakın her açıdan bellidir.

CHP içerisinde bir “iç savaş” başlatmak!

Partisi hakkında bir sürü soruşturmalar başlatılmış, belediye başkanları ve çalışanları tutuklanmış, bir buçuk yıldan bu yana eli ayağı bağlanıp hapishanelere doldurulmuş arkadaşları orada dururken ağzını açıp bir çift lâf edemeyen, iktidara hoş görünebilmek için bir şeyler söylemekten korkan eski bir genel başkan düşünün...

Üstelik bazı kesimlere de isim vermeden mesaj gönderiyor.

Örneğin yargıya seslenip “Ben partinin başına geçmeye hazırım, yeter ki siz Özgür Özel’in kazandığı son kurultayı geçersiz sayıp onu uzaklaştırın. İmamoğlu’nun ve CHP’li belediyelerin işini de en hızlı bir biçimde bitirin ki benim önüm açılsın” demeye getiriyor.

Kaynak olarak ekle

★★★

Dayamış sırtını AKP’nin yargısına, uzun uzun düşündükten sonra kamuoyunun karşısına bu ‘ufacık’ video mesajıyla çıkıyor.

Kendisi genel başkanken seçimlerde partisine art arda 13 yenilgi tattırmış, son kurultayda Özgür Özel’e yenik düşmüştü. Siyasettir bu, yenmek de var yenilmek de...

Ama şimdi böylesine kritik bir ortamda ortaya çıkıp partisini eleştirmesi ve çukur kazması neresinden baksanız akıl ve mantık dışı bir hadisedir.

Adeta bir ‘dönek, itirafçı’ gibi laflar ediyor.

★★★

Hiç kuşkunuz olmasın, onun bu sözlerinden sonra Recep Tayyip’le birlikte iktidarın kurtarıcı meleği olan Devlet Bahçeli de çok mutlu oldular... Ve onun CHP ile ilgili sözlerini seçimler olsun veya olmasın, ellerindeki çok büyük bir koz olarak her fırsatta dibine kadar kullanacaklar.

Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri kendi partisine yıllardan beri oy vermiş olan milyonlarca insanımıza da yapılmış büyük bir saygısızlıktır.

Partisi Özgür Özel döneminde giderek büyümüş, gücünü artırmış, son seçimlerden sonra çok uzun yıllardan bu yana ilk kez AKP’yi geçme başarısını göstermiştir.

Şimdi içeriden yıkmaya kalkıştığı parti işte budur.

Haram ve kirlenmişliğin sığınağı dediği parti işte budur.

Güzel bir atasözümüz vardır...

Yenilen pehlivan güreşe doymazmış!

Bizim yenilen pehlivanın da doymadığı anlaşılıyor.

EMİN ÇÖLAŞAN’IN NOTU: Bu yazı dünkü butlan kararından önce yazılmıştır.