Mahkemenin mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Kadın Kolları tarafından düzenlenen “Cumhuriyet Bir Kadın Devrimidir” başlıklı panelde konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşma yaptığı 600 kişilik salonda oluşan büyük boşluklar dikkat çekti. Paneldeki düşük katılım, salondaki boş koltuklarla gözler önüne serildi.

Öte yandan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin kuruluşunun 103’üncü yıl dönümünü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kutladı.

Kılıçdaroğlu, paylaşımında Altı Ok vurgusu yaparak, “Her sabah güne, yakamdaki Altı Ok’un ağırlığıyla başlıyorum. O mirası korumak, hakkıyla taşımak ve bir sonraki nesle emanet etmekten başka bir gayem yok. Çünkü bazı mirasların sahibi olmaz. Emanetçileri olur. Yaşa, var ol Fırka” ifadelerini kullandı

'ÖZGÜR ÖZEL'SİZ VİDEO

Kılıçdaroğlu'nun paylaştığı videoda, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, İsmet İnönü, eski başbakan Bülent Ecevit ve SHP Genel Başkanı Erdal İnönü yer alırken, mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılan Özgür Özel'e yer verilmedi.

Kılıçdaroğlu, panelde söyle konuşu:

-Bizim görevimiz bu partiyi ileriye taşımak. Çağdaş uygarlığı yakalamak değil hedef; çağdaş uygarlığı aşmak. Gazi Mustafa Kemal'in söylediği çağdaş uygarlığı aşmanın temelinde aslında kadının gücü vardır. Kadın güçlüyse çağdaş uygarlıkları çok rahat aşabiliriz.

Kaynak olarak ekle

-Erkekler kendi aralarında kavga ederler ama kadınlar daha uyum içinde, daha dirençli, daha kararlı yol alırlar. Onların yaratılışında böylesine güzel bir özellik var. O nedenle size, Cumhuriyet Halk Partisi olarak çok şeyi borçluyuz; bunu da ifade etmek isterim.

-Cumhuriyeti kurdular, bağımsızlığımızı ilan ettik. Ama kurucuların büyük bir kısmı ekonomiyi bilmiyorlardı. Hepsi asker, büyük bir kısmı asker. Savaş meydanlarında çarpışmışlar, bağımsızlığı kazanmışlar. Ne yapmamız lazım? Ülkemizi nasıl büyütebiliriz? Nerelere nasıl taşıyabiliriz? Uygarlığımızı nasıl, tarihsel birikimimizi yeniden kazanarak onu daha ileriye nasıl götürebiliriz? Demişler: En iyisi biz bir iktisat kongresi toplayalım. Bakalım iktisatçılarımız ne söyleyecek? Ülkemizi nasıl kalkındıracağız? Fakir fukaralığı, yoksulluğu nasıl bitireceğiz?

İzmir İktisat Kongresi'ni topluyorlar. Çünkü kurucularımızın hiçbirisi iktisatçı değildi. Ama hayatın içinden geliyorlardı. Yoksulluğu görüyorlardı, neyin ne olduğunu biliyorlardı. Çağdaş uygarlığın ne olduğunu biliyorlardı. Batı'nın kalkınmışlığını biliyorlardı. 'Peki biz onları yakalayıp nasıl geçebiliriz?' İzmir İktisat Kongresi'nde Kırıkkale'de güçlü bir savunma sanayisinin kurulması tartışılmıştır.

-3 Mart 1924'te Tevhid-i Tedrisat Kanunu dedikleri eğitim birliği sağlanmıştır. Ve bu arada demir yollarının ve deniz yollarının tamamı neredeyse yabancılar tarafından işletiliyordu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları bunların tamamını millileştirdiler. 'Biz çalıştıracağız.

-Kendi ülkemizde biz yapacağız bu işleri' dediler. 600 yıllık bir Osmanlı düşünün, dünyaya hükmeden bir Osmanlı'yı düşünün. Ve Osmanlı'nın sonunu düşünün; şeker üretemeyen bir devlet. İlk şeker fabrikamızı 25 Aralık 1925'te Alpullu'da açtık: Alpullu Şeker Fabrikası. Dolayısıyla o devasa imparatorluğun hangi duruma düştüğünü, bir şeker fabrikası dahi olmayan bir imparatorluk düşünebiliyor musunuz?

Kadınlara seslenen Kılıçdaroğlu, "Eğitimimizi sizlerden aldık, yani annelerden aldık. Kadının gücünün farkında mısınız bilmiyorum; gerçekten de tuttuğunda dünyayı yerinden oynatabilecek bir potansiyele sahip. Bu gücü kullanın. Evlatlarınız için, ülkemiz için, komşularımız için, yakınlarımız için, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'miz için ve bu ülkeyi bize miras olarak bırakan, ileriye taşıma yükümlülüğünü omuzlarımıza veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları için biz bunları yapmak zorundayız" dedi.