Son dönemde piyasa değeri altınla yarışan ve kilosunun astronomik rakamlara ulaşmasıyla dikkat çeken safran, ev hanımlarından emeklilere kadar herkesin yeni gözdesi oldu. Aktarlarda gramla satılan safranın sunduğu yüksek kazanç fırsatı, çoğu kişiyi harekete geçirdi. Tarlası olmayan vatandaşlar, "yapamazsın" diyenlere inat evlerinin odalarını bu değerli bitki için özel laboratuvarlara dönüştürüyor.

DÖRT DUVAR ARASINDA YETİŞİYOR

Yerel haberlerde başarı hikayesiyle yer alan bir girişimcinin, evinin bir bölümünde oluşturduğu özel alanda uyguladığı yöntemler profesyonel seraları aratmıyor. İşte evde safran yetiştirmenin püf noktaları:

- Safran çiçeklerinin açma evresinde ihtiyaç duyduğu 15°C ile 18°C arasındaki serinlik, odada kurulan özel klimalar ve yalıtım sistemleriyle sabit tutuluyor.

- Soğanların uyanma döneminde tamamen karanlık bir ortam sağlanırken, çiçeklenme başladığında güneş ışığını taklit eden özel LED paneller devreye giriyor.

- Mantarlaşmayı önlemek ve bitkinin kurumasını engellemek adına odadaki nem oranı sürekli olarak %60-70 bandında izleniyor.

- Alanı verimli kullanmak adına katlı raf sistemleri kuran üretici, safran soğanlarını toprağa ihtiyaç duymadan, sadece havadaki nem ve depoladıkları besinle besleyerek büyütüyor.

SERVETİ KENDİ ELLERİNİZLE TOPLAYIN

Hasat zamanı geldiğinde odanın içini saran o eşsiz koku, aynı zamanda büyük bir gelirin de habercisi. Cımbız yardımıyla tek tek toplanan safran lifleri, kurutulduktan sonra satışa hazır hale getiriliyor. Kilosu yüz binlerce lirayı bulan bu ürün, doğru koşullar sağlandığında bir odada bile servet değerinde kazanç sunabiliyor.