Konut piyasasında son dönemlerin en çok tartışılan konularından biri haline gelen tahliye taahhütnamesi uygulaması, ev arama sürecinde kiracıların karşısına bir ön şart olarak çıkarılıyor.

Bazı ev sahiplerinin, mülklerini kiraya verdikten yaklaşık bir ay sonra imzalatılmak üzere kiracılara bu belgeyi sunduğu belirtiliyor.

Düzenlenen belgelerin, ilerleyen süreçte konutun daha yüksek bedellerle yeniden kiraya verilebilmesi amacıyla kullanıldığı ifade ediliyor.

Özellikle büyükşehirlerde ev bulmakta güçlük çeken çok sayıda kiracı, başka bir alternatifleri bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu belgeyi imzalamak zorunda kaldıklarını dile getiriyor. Bu durum sonucunda başlayan tahliye süreçleri ise yargıya taşınarak mahkemelerin üzerindeki iş yükünün artmasına neden oluyor.

İMZA TARİHİ BELGENİN GEÇERLİLİĞİNİ BELİRLİYOR

Tahliye taahhütnamesinin hukuki boyutuna dikkat çeken gayrimenkul hukuku uzmanları, belgenin düzenlenme ve imza tarihlerinin kritik bir önem taşıdığını vurguluyor.

Uzmanlara göre, kira sözleşmesiyle aynı gün imzalatılan tahliye taahhütnameleri hukuken geçersiz kabul ediliyor. Belgenin geçerlilik kazanabilmesi için mutlaka kira sözleşmesinin yapılmasından sonraki bir tarihte ve kiracının özgür iradesiyle düzenlenmiş olması gerekiyor.

DENETİM VE CEZA MEKANİZMASI ÇAĞRISI

Türkiye Gaztesi'nden Necmi Çiçekçi'nin haberine göre, emlak sektörü temsilcileri, tahliye taahhütnamesinin kiralama işlemlerinde rutin bir dayatma haline getirilmesinin taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelediğini ve piyasada istikrarsızlığa yol açtığını kaydediyor.

Yaşanan sorunların önüne geçilmesi amacıyla uzmanlar; hem mağduriyet yaşayan kiracıların hem de belgeyi mevzuata uygun şekilde kullanan ev sahiplerinin haklarının korunması gerektiğini belirtiyor. Yargıya yansıyan uyuşmazlıkların azaltılması adına sıkı denetimlerin yapılması ve cezai mekanizmaların uygulanması talep ediliyor.

Kaynak olarak ekle