Yerel bir hükümet yetkilisi ve görgü tanıklarının aktardığı bilgilere göre, silahlı Husi savaşçılarını taşıyan tekneler, hükümet güçlerinin adadan çekilmesinin ardından Mayyun Adası’na ulaştı. Euronews’in aktardığına göre yetkili, Husilerin hem adanın hem de Babülmendep bölgesinin kontrolünü tamamen ele geçirdiğini belirtti.
ASKERİ ARAÇLARLA DEVRİYE GERÇEKLEŞTİRİYORLAR
Boğazın en dar bölümünde bulunan ve Perim Adası olarak da bilinen Mayyun, geçiş güzergahını iki deniz ulaşım hattına ayıran stratejik bir konumda bulunuyor. Görgü tanıkları, silahlı kişilerin Babülmendep kıyısı boyunca konuşlandığını ve askeri araçlarla devriye gerçekleştirdiğini söyledi.
Husilerin aynı saldırılar sırasında Dubab kasabası ile Murad sahil köyünü de ele geçirdiği yönünde bilgiler geldi. Yaklaşık 18 saat süren çatışmaların ardından Yemen’in Kızıldeniz kıyılarının tamamının Husi kontrolüne geçtiği ileri sürüldü.
EL MUHA VE ZUKAR ADASI DA HUSİLERİN KONTROLÜNDE
Husiler, Mayyun Adası’ndan önce stratejik öneme sahip liman kenti el Muha’yı da hükümet güçlerinden aldı. Kentin hızlı bir saldırının ardından ele geçirildiği bildirildi.
Askeri kaynaklara göre Zukar Adası da aynı süreçte Husilerin kontrolüne geçti. Savaşçıları taşıyan teknelerle gerçekleştirilen kara saldırısına roket atışlarının da eşlik ettiği aktarıldı.
Sosyal medyada, el Muha’nın ele geçirilmesinin ardından Husi savaşçılarına ait olduğu öne sürülen görüntüler paylaşıldı. Görüntülerde kentte kutlamalar yapıldığı ve hükümet güçlerinin geride bıraktığı silah ve askeri ekipmanların ele geçirildiği iddia edildi. Ancak bu görüntülerin gerçekliği bağımsız olarak doğrulanamadı.
KIZILDENİZ VE HÜRMÜZ’DEKİ GELİŞMELER DİKKAT ÇEKİYOR
Babülmendep Boğazı, Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinde kritik bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilen konteyner taşımacılığının dünya genelindeki toplam taşımacılığın yaklaşık üçte birini oluşturduğu belirtiliyor.
Babülmendep ve Hürmüz boğazlarından ise deniz yoluyla yapılan ham petrol ve petrol ürünleri ticaretinin dörtte birinden fazlası geçiyor.
Husilerin daha önce de Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını hedef aldığı bilinirken, Tahran yönetimiyle boğazdan güvenli geçiş karşılığında ücret alınması konusunda görüşmeler yapıldığı da öne sürüldü.