Danimarkalı deniz taşımacılığı şirketi Maersk, gemilerinden birinin Husilerin saldırısına uğramasının ardından Kızıldeniz/Aden Körfezi'nden geçiş yapacak tüm Maersk gemilerinin yakın gelecekte Ümit Burnu çevresinden güneye yönlendirilmesine karar verildiğini bildirdi.

Şirketten yapılan açıklamada, "Durum sürekli gelişiyor ve oldukça değişken olmaya devam ediyor ve eldeki tüm istihbarat, güvenlik riskinin önemli ölçüde yüksek düzeyde seyretmeye devam ettiğini doğruluyor." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, şirketin gemilerinin güvenlik riskleri nedeniyle güzergahını değiştirdiği hatırlatılarak, "Bu nedenle, Kızıldeniz/Aden Körfezi'nden geçiş yapacak tüm Maersk gemilerinin yakın gelecekte Ümit Burnu çevresinden güneye yönlendirilmesine karar verdik." değerlendirmesi yapıldı.

Şirketin açıklamasında tüm kararların güvenlik şartlarının değerlendirilmesiyle alındığına vurgu yapıldı.

Açıklamada, "Kızıldeniz/Aden Körfezi üzerinden yapılan seferleri askıya alarak, yeniden rota belirlenmesinin etkisiyle oluşan gecikmelere rağmen müşterilerimize daha fazla tutarlılık ve öngörülebilirlik sağlamayı umuyoruz." mesajı yer aldı.

KIZILDENİZ GEÇİŞLERİNİ DURDURMA KARARI ALMIŞTI

Maersk'ten 2 Ocak’ta yapılan açıklamada, şirketin "Maersk Hangzhou" adlı gemisinin 30 Aralık'ta uğradığı saldırının ardından bir sonraki duyuruya kadar Kızıldeniz ve Aden Körfezi üzerinden tüm geçişleri durdurma kararı aldığı belirtilmişti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) X sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, USS Laboon ve USS Gravely askeri gemilerinin bölgeye intikal ettiği, Yemen'de Husilerin kontrolündeki bölgelerden gemilere doğru ateşlenen 2 gemisavar balistik füzenin imha edildiği bildirilmişti.

CENTCOM'un paylaşımında, söz konusu eylemin 19 Kasım 2023'ten bu yana Husiler tarafından uluslararası deniz taşımacılığına karşı düzenlenen 23'üncü saldırı olduğu kaydedilmişti.

Son dönemlerde Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi Kızıldeniz'deki seferlerini durdurma kararı almıştı.

Pentagon, 6 Aralık'ta Yemen’de Husi güçlerinin, Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı uluslararası "Deniz Görev Gücü" kurulması için görüşmeler yaptığını bildirmiş, 18 Aralık'ta da "Refah Muhafızı Operasyonu" adlı çok uluslu bir misyonun oluşturulduğunu duyurmuştu.

Husilerin saldırıları, Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan ve küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'sinin yapıldığı Süveyş Kanalı'ndan geçişleri tehlikeye atarken, Kızıldeniz'de ticari gemilerin uğradığı saldırılar ve şirketlerin peş peşe aldığı kararlar, küresel ekonomide yeni bir "tedarik zinciri krizinin" başlayacağına ilişkin endişeleri artırmıştı.