Dünyanın en büyük kapalı su kütlesi olan Hazar Denizi, son yıllarda hızlanan su kaybı nedeniyle tarihinin en büyük çekilme süreçlerinden birini yaşıyor. Bilimsel veriler, denizin su seviyesinin 2025 yılı itibarıyla ölçülen en düşük seviyeye gerilediğini ortaya koyuyor. Bu çekilme, bölge coğrafyasında limanların karada kalmasına, ekosistemlerin çölleşmesine ve stratejik enerji yollarının tıkanmasına neden oluyor.

30 MİLDEN FAZLA GERİLEMEYE YOL AÇTI 

Yüzyılın başından itibaren yılda ortalama 6 santimetre olan çekilme hızı, 2020 yılından bu yana yıllık 30 santimetreye kadar yükselmiş durumda. İklim değişikliğine bağlı olarak artan buharlaşma ve azalan nehir akıntıları, kıyı şeridinin bazı bölgelerde 30 milden fazla gerilemesine yol açtı. Mevcut emisyon senaryoları çerçevesinde, su seviyesinin yüzyıl sonuna kadar 10 ile 18 metre arasında bir düşüş daha yaşayabileceği öngörülüyor. Özellikle denizin sığ olduğu kuzey bölümünde bu düşüş, İzlanda'dan daha büyük bir alanın tamamen karaya dönüşmesi anlamına geliyor.

GEMİLERİN TAŞIMA KAPASİTELERİ DE DÜŞÜYOR 

Bu çevresel değişim, bölgedeki lojistik ve ekonomik faaliyetleri doğrudan etkiliyor. Orta Koridor ticaret rotasının merkezinde yer alan Bakü ve Aktau gibi stratejik limanlar, derinlik kaybı nedeniyle sürekli tarama faaliyetlerine ihtiyaç duyuyor. Petrol ve gaz şirketleri, denizin çekilmesiyle offshore platformlarına ulaşmak için maliyetli kanal projeleri yürütmek zorunda kalırken, azalan su seviyesi gemilerin taşıma kapasitelerini düşürerek navlun maliyetlerini artırıyor.

5 ÜLKE ÇOKTAN ÇALIŞMAYA BAŞLADI 

Ekolojik boyutta ise durum biyoçeşitlilik kaybı ve halk sağlığı risklerini beraberinde getiriyor. Hazar foku ve mersin balığı gibi bölgeye özgü türlerin üreme ve beslenme alanları hızla daralırken, kurumuş deniz yatağından kalkan tozların çevre kirliliğini tetiklemesinden endişe ediliyor. Kıyıdaş beş ülke olan Azerbaycan, İran, Kazakistan, Rusya ve Türkmenistan, bölgesel iş birliği protokolleri üzerinde çalışsa da denizin çekilme hızı, mevcut altyapı projelerinin ve koruma planlarının önüne geçiyor. 

Kaynak olarak ekle