İngiltere'nin güney kıyısında bulunan ve günümüzde "terk edilmiş en korkunç yerleşim yerlerinden biri" olarak nitelendirilen Hallsands'ın hikayesi, doğal afetlerin ötesinde insan faaliyetlerinin ekosistem üzerindeki tahribatını ortaya koyuyor. Express ve Time Out gibi yayın organlarında yer alan tarihsel verilere göre, köyün sular altında kalma süreci 19. yüzyılın sonunda alınan bir tersane genişletme kararıyla başladı.
TERSANE İNŞAATI İÇİN PLAJLAR TALAN EDİLDİ
1890'lı yıllarda İngiliz yetkililer, köye 48 kilometre uzaklıktaki Kiemi deniz tersanesini büyütme kararı aldı. Bu kapsamda Sir John Jackson Limited şirketiyle yapılan sözleşme doğrultusunda, Ticaret Bakanlığı köy sakinlerine danışmadan Hallsands ve Beesands arasındaki kıyıdan çakıl taşı çıkarılmasına izin verdi. Yerel halkın protestoları sonucu bakanlık bir soruşturma başlattı ve şirketin köylülere yıllık 125 sterlin ödeme yapması kararlaştırıldı.
KÖY 2 GECEDE YERLE BİR OLDU
Madencilik faaliyetleri nedeniyle doğal kıyı koruma kalkanını kaybeden Hallsands, deniz seviyesinin yükselmesine karşı savunmasız kaldı. 1899 yılında başlayan fırtınalar deniz duvarlarını aşındırırken, nihai felaket 26 Ocak 1917 tarihinde gerçekleşti. Şiddetli rüzgarlar ve ekstrem gelgit seviyeleri nedeniyle köyün tamamı sadece iki gece içinde denize gömüldü.
HEPSİ TARİHE KARIŞTI
Yıkılmadan önce 29 eve ve 128 kişilik bir nüfusa ev sahipliği yapan Hallsands'tan geriye bugün sadece birkaç evin taş duvar kalıntıları kaldı. Uzmanlar, felaketin anlık bir doğa olayı olmadığını, yıllarca süren çakıl taşı çıkarımı nedeniyle plajın derinliğinin azalmasının kıyı şeridini dalgalara karşı açık hedef haline getirdiğini vurguluyor. Bir zamanlar canlı bir balıkçı topluluğu olan bölge, günümüzde sadece sular altında kalan kalıntıları görmek isteyen turistlerin ilgisini çekiyor.