40 Yıllık "Kömür Gölgesi" ve Yeni Kapasite Tartışması
Bölgede faaliyet gösteren mevcut Afşin-Elbistan A ve B santralleri, toplam 2795 MW kurulu güçle işletiliyor. Veriler, bu tesislerin kuruluşlarından 2020 yılına kadar geçen sürede 17.500 kişinin erken ölümüne sebebiyet verdiğini ortaya koyuyor. Halk, yıllardır ağır sağlık sorunları ve çevresel tahribatla boğuşurken, mevcut kapasitenin daha da genişletilmesi hedefleniyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 27 Aralık 2024 tarihinde Afşin-Elbistan A santraline eklenmesi planlanan 688 MW’lık yeni üniteler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı vermişti. Bu gelişme üzerine bölge belediyeleri (Elbistan, Nurhak, Ekinözü), Türk Tabipleri Birliği (TTB), TEMA Vakfı ve Greenpeace Türkiye, kararın iptali için hukuki süreci başlattı.
Bilirkişi Raporları "Kamu Yararı Yok" Dedi
Hukuki süreçte mahkemeye sunulan bilirkişi raporları, bölgedeki çevre savunucularının haklılığını destekleyen bulgular ortaya koydu. Eylül 2025’te hazırlanan ilk bilirkişi raporunda, projenin kamu yararı taşımadığı vurgulanırken, Şubat 2026’da sunulan ikinci rapor da bu değerlendirmeyi teyit ederek projenin bölge için "uygun olmadığı" yönünde görüş bildirdi.

"Artık Yeni Kömür Projelerinden Vazgeçilmeli"
Afşin-Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu’ndan Mehmet Dalkanat, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Onlarca yıldır kömürün yarattığı ağır yükü taşıyoruz; havamız, suyumuz ve toprağımız her geçen gün daha fazla kirleniyor. Bilirkişi raporlarının da net bir şekilde ortaya koyduğu gibi, bu proje kamu yararına değil. Bölgemizin artık daha fazla kömürle değil, sağlıklı ve güvenli bir gelecek hayaliyle anılmasını istiyoruz. Mahkemenin kararı, sadece bizim için değil, Türkiye’nin enerji politikaları için de bir milat olacaktır. Türkiye, COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, yeni kömür projelerini rafa kaldırmalı ve adil bir enerji geçişi için somut adımlar atmalıdır."