Türkiye’de girişimcilik ekosistemi büyümeye devam ederken, iş modeli tasarımı ve ölçeklenebilir sistem kurma yetkinliği rekabetin en kritik belirleyicilerinden biri haline geliyor.

Konsept iş geliştirme alanında çalışmalar yürüten danışman Salih Özgür, şirketlerin yalnızca ürün geliştirmeye değil, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir sistemler kurmaya odaklanmaları gerektiğini vurguluyor.

Sistem mühendisliği altyapısı ve uluslararası yönetim tecrübesiyle farklı sektörlerde yürüttüğü projelerde Özgür, özellikle iş modeli mimarisi, operasyonel verimlilik ve finansal sürdürülebilirlik konularında geliştirdiği yaklaşımlarla dikkat çekiyor.

Özgür’e göre Türkiye’de birçok girişim iyi bir fikirle başlıyor; ancak sistematik büyüme mimarisi oluşturulamadığı için bu girişimlerin önemli bir bölümü ölçeklenemiyor.

Danışmanlık yaklaşımında üç temel başlık öne çıkıyor; ürünün konumlandırılması, marka dili, hedef müşteri segmentasyonu. Finansal modellemede ROI hesapları, nakit akışı simülasyonları ve maliyet optimizasyonu. Operasyonel kurguda ise süreç standardizasyonu, görev dağılımı ve performans metrikleri.

“Bir iş modeli, sahibine bağımlı olmadan çalışabiliyorsa değerlidir” diyen Özgür, özellikle franchise ve çok şubeli yapıların sistem disiplinine dayalı bir mimariyle kurulması gerektiğini belirtiyor.

Operasyonel Verimlilikte Ölçülebilir Sonuçlar

16 farklı Yalın Yönetim/Üretim projesine liderlik eden ve 800 günü aşkın saha çalışması gerçekleştiren Özgür’ün yönettiği projelerden biri, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından 63 ülkede örnek vaka olarak sunuldu.

Uyguladığı sistemlerde şirketlerin çoğunda danışmanlık maliyetinin en az üç katı ekonomik kazanım elde edildiği belirtiliyor. 

Türkiye iş dünyasında en sık karşılaşılan sorunun hızlı büyüme isteği ile finansal altyapı arasındaki dengesizlik olduğunu ifade eden Özgür, şu tespiti yapıyor:

“Büyüme ciroyla değil, sürdürülebilir kârlılıkla ölçülür.” Özgür’ün geliştirdiği modellerde temel amaç, yatırımcı açısından belirsizlik riskini minimize eden anahtar teslim iş sistemleri kurmak.
Bu yaklaşım özellikle düşük sermayeli ancak yüksek brüt marj potansiyeli olan iş modellerinin hızlı ve kontrollü şekilde büyümesine imkan tanıyor.

Özgür, Amerika’da faaliyet gösteren bir lojistik şirketinde üst düzey yönetici olarak görev aldığı dönemde, henüz operasyonlarına başlamamış ve yalnızca iki tırı bulunan bir filoyu bir yıl içinde 42 tırlık büyüklüğe ulaşmasını ve 6 milyon doların üzerinde ciroya erişmesini sağlayan operasyonel sistemi kurdu. Bu model ile aynı şirket 2026 yılı için 18 milyon doların üzerinde ciro hedefi bulunuyor.  

Önümüzdeki dönemde; sistem kurabilen, ölçeklenebilir süreçler tasarlayan, dijital kanalları etkin kullanan ve finansal disiplinden taviz vermeyen şirketlerin başarılı olması öngörülüyor.