Araştırmacılar, köstebeklerin tünel açarken yerin derinliklerinden çıkardığı toprağı incelemeye başladı. Hayvanların yüzeye taşıdığı toprakların arasında çok sayıda seramik, tuğla, metal ve taş parçası bulundu. Parçaların özellikle belirli bir noktada yoğunlaşması, araştırmacılara yerin altında daha büyük bir yapının bulunduğuna dair ilk ipucunu verdi.

814 KÖSTEBEK YUVASI TEK TEK İNCELENDİ

Gent Üniversitesi öncülüğündeki ekip, bölgede bulunan 814 köstebek yuvasını kayıt altına alarak içlerindeki toprağı tek tek inceledi. Yuvaların 421'inde tarihi kalıntılara rastlanırken toplam 2 bin 810 parça toplandı. Buluntular arasında seramiklerin yanı sıra tuğla, kiremit, demir çivi ve farklı yapı malzemeleri de yer aldı.

Parçaların arazideki dağılımı haritalandığında yaklaşık 10 metreye 8 metrelik bir bölgede belirgin bir yoğunluk olduğu görüldü. Bunun üzerine aynı noktada yer altı taramaları yapıldı ve topraktan örnekler alındı. Elde edilen sonuçlar, burada tuğladan yapılmış büyük bir giriş bölümünün bulunduğunu gösterdi.

800 YILDIR TOPRAĞIN ALTINDA KALMIŞ

Araştırmacılar, yapının 13. ve 14. yüzyıllarda kullanılan büyük bir çiftlik yerleşiminin giriş kapısı olduğunu belirledi. Girişin karşısında eski bir köprüye ait olabileceği düşünülen izlere, devamında ise yerleşime ulaşan yolun kalıntılarına rastlandı.

Kaynak olarak ekle

Bölgedeki çiftlik zaman içinde terk edildi ve yapılar ortadan kalkarak toprak altında kaldı. 1574 yılına ait bir haritada çevredeki su hendeklerinin izleri görülmesine rağmen söz konusu yapı yer almıyor. Bu nedenle araştırmacılar, yapının harita hazırlanmasından çok daha önce kullanımdan çıktığını değerlendiriyor.

Yapının tamamı henüz kazılarak gün yüzüne çıkarılmış değil. Ancak köstebeklerin yıllardır yerin altından yüzeye taşıdığı küçük parçalar sayesinde yapının nerede bulunduğu ve hangi amaçla kullanıldığı büyük ölçüde belirlenmiş oldu.