Kritik bölge, gezegenin yeraltı suyunun artmasını sağlayan derin toprak katmanlarını kapsıyor. Bu bölge, suyun süzüldüğü ve temizlendiği alan olarak işlev görüyor. Araştırmalar, CSP1-3 mikroplarının bu süreçte su kalitesini artırmak için kirleticileri parçaladığını gösteriyor.

Bilim insanları, 21 metre derinlikteki toprak örneklerinden DNA çıkararak bu mikropların geçmişine dair bilgiler edindi. Elde edilen bulgulara göre, CSP1-3'ün ataları milyonlarca yıl önce sıcak su kaynaklarında ve tatlı sularda yaşamış.

Araştırmayı yürüten ekip, bu mikropların sadece var olmadığını, aynı zamanda aktif olduğunu ortaya koydu. Michigan State Üniversitesi'nden dünyaca ünlü mikrobiyolog James Tiedje, “Çoğu kişi bu organizmaların tıpkı sporlar gibi davranacağını veya uykuda olduğunu düşünür” diyerek bulguların şaşırtıcı olduğunu belirtti.

Tiedje, mikropların DNA’sı üzerinde yapılan incelemelerin, bu canlıların yavaş da olsa büyüdüğünü ve aktif olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Kritik bölge, sadece su filtreleme açısından değil, aynı zamanda toprak oluşumu, besin döngüsü ve su düzenlemesi gibi hayati süreçlerde de rol oynuyor. Bu süreçler, ekosistem sağlığı ve gıda üretimi açısından büyük önem taşıyor.

Tiedje, kritik bölgenin yüzeydeki ağaç tepelerinden başlayarak toprağın 210 metre derinliğine kadar uzandığını belirtti. Bu alan, gezegenin yaşamını sürdürebilmesi için temel işlevleri düzenleyen bir ekosistem altyapısı sunuyor.

Bilim insanlarına göre, bu yeni keşif sadece yer altı yaşamına değil, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadele ve doğa koruma çalışmalarına da katkı sağlayabilir.

Kritik bölgenin derinliklerinin hâlâ büyük ölçüde keşfedilmemiş olması, bu alandaki bilimsel çalışmaların önemini daha da artırıyor.