Kuzey Denizi operasyonları için inşa edilen 29 katlı devasa beton petrol platformu Sleipner A, 1991 yılında Norveç açıklarındaki Stavanger fiyordunda yürütülen suya daldırma testi sırasında 220 metre derinliğe battı. Gövde hücrelerindeki patlama sonrası dakikalar içinde su alan yapı, deniz tabanına çarpmasıyla sismik istasyonlarda 3 büyüklüğünde deprem olarak kayıtlara geçti.

YAZILIMDAKİ HESAPLAMA HATASI FACİAYA NASIL YOL AÇTI?

Platformun mukavemet ve denge testleri, fiyort sularında kademeli su alma prosedürüyle yürütülüyordu. Tasarım sürecinde kullanılan sonlu elemanlar analiz yazılımındaki bir hesaplama kusuru, beton duvarların maruz kalacağı hidrostatik basıncın olduğundan düşük hesaplanmasına yol açtı. Yetersiz donatı ve et kalınlığı sebebiyle kritik beton hücrelerden biri derin su basıncına dayanamayarak aniden patladı.

18 DAKİKADA GERÇEKLEŞEN ÇÖKÜŞ

Hücrenin parçalanmasıyla birlikte dakikada tonlarca deniz suyu devasa beton kulelerin içine hücum etti. Denge kontrolünü tamamen kaybeden yapı, yalnızca 18 dakika içinde kontrolsüz şekilde alabora olarak batmaya başladı. Platform hızla su altına çekilirken fiyort yüzeyinde devasa bir girdap meydana geldi.

SİSMİK İSTASYONLAR DEPREMİ NASIL KAYDETTİ?

Kontrolsüz biçimde batan devasa beton kütle, fiyordun 220 metre derinliğindeki tabanına büyük bir ivmeyle çarptı. Çarpmanın açığa çıkardığı kinetik enerji, bölgedeki jeolojik sismik istasyonlar tarafından 3 büyüklüğünde yerel bir deprem olarak ölçüldü. Olay sırasında can kaybı yaşanmazken platform tamamen hurdaya döndü.

Kaynak olarak ekle

AÇIK DENİZ MÜHENDİSLİĞİNDE DÖNÜM NOKTASI

Sleipner A kazası, dijital modelleme ve simülasyon yazılımlarının doğrulanması konusunda uluslararası mühendislik literatürüne en kritik vaka analizlerinden biri olarak girdi. Yaşanan felaketin ardından açık deniz petrol yapılarının statik hesaplamalarında ve güvenlik protokollerinde köklü yapısal değişikliklere gidildi.