Küresel pay piyasaları, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin uzayabileceği ve bu risklerin enerji fiyatlarında yol açtığı yukarı yönlü hareketle enflasyonist baskıların güçlenebileceğine yönelik endişelerle geçen hafta negatif bir seyir izledi. Gelecek hafta gözler jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD'de açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi.

Orta Doğu'daki yüksek tansiyonla haftaya başlayan küresel piyasalar, hafta ortasında toparlanma eğilimi gösterse de bölgedeki gerilimin uzun zamana yayılabileceği endişeleriyle satıcılı seyretti.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrasında İran'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik tehdit içeren açıklamaları, dünyanın enerji ihtiyacı açısından kritik öneme sahip dar boğazdaki sevkiyatları kesintiye uğrattı. Bu gelişme, petrol fiyatlarında arz endişeleriyle sert yükselişleri beraberinde getirirken, buna bağlı olarak küresel enflasyon risklerini de artırdı.

Dünya genelinde petrol fiyatlarının yükselmesinden ötürü maliyet kaynaklı enflasyonist baskıların güçlenebileceğine yönelik kaygılar, merkez bankalarının para politikalarında temkinli adımlar atabileceği beklentilerini öne çıkardı.

Orta Doğu'daki çatışmalara ilişkin haber akışı yatırımcıların odağında olmaya devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran ile "koşulsuz teslimiyet" haricinde anlaşma olmayacağını belirtti.

Jeopolitik riskler altında izlenen makroekonomik veri tarafında ise çarşamba günü açıklanan veride ABD’de özel sektör istihdamı şubatta beklentilerin üzerinde artarken, cuma günü yayımlanan tarım dışı istihdam verisinin tahminlerin aksine 92 bin kişi azalması, ülkede iş gücü piyasasındaki soğuma eğiliminin devam ettiğini gösterdi.

Tarım dışı istihdam verisinin alt kırılımlarından alınan sinyaller, arka plandaki ekonomik durgunluk endişelerini bir miktar belirginleştirirken, gelecek aylarda ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyon-resesyon ikilemiyle karşı karşıya kalabileceğini ima etti.

Analistler, gelecek hafta ABD'de açıklanacak enflasyon verilerinin piyasaların odağında yer aldığını belirterek, söz konusu veride Fed'in politika adımlarına ilişkin ipuçlarının aranacağını kaydetti.

Fed yetkililerin açıklamaları da takip edilirken, San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, şubat ayına ilişkin zayıf gelen istihdam verilerinin para politikası açısından halihazırda zor olan karar alma ortamını daha da zorlaştıracağına işaret etti.

Boston Fed Başkanı Susan Collins, para politikasında ek ayarlamalar için bir aciliyet görmediğini, enflasyonun kalıcı olarak yüzde 2 hedefine doğru indiğine dair net kanıtlar aradığını ve bu durumun ancak yılın ikinci yarısında gerçekleşebileceğini kaydetti.

Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, faiz oranlarının bir süre daha sabit tutulması gerektiğine dair görüşünü yineledi.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran ise şubat ayına ilişkin zayıf gelen istihdam verilerinin merkez bankasının faiz oranlarını düşürmesine yönelik gerekçesini güçlendirdiğini ifade etti. Enflasyon sorunları olmadığını belirten Miran, iş gücü piyasasının para politikasından daha fazla destek alabileceğini aktardı.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in bu ay politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın temmuz toplantısına kadar faiz indirimi yapmayacağı tahminleri öne çıkıyor. Temmuz ayına ilişkin fiyatlamalar ise yüzde 60 ihtimalle politika faizinin düşürüleceği, yüzde 40 ihtimalle sabit bırakılacağının beklendiğini gösteriyor.

Bu gelişmelerin ışığında petrol fiyatlarının ABD'de enflasyonu körükleyeceğine dair endişelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi geçen haftayı yaklaşık 20 baz puan artışla yüzde 4,14 seviyesinde tamamladı.

Jeopolitik riskler ve Fed'e yönelik zayıflayan gevşeme ihtimalleriyle dolar endeksi, geçen hafta yüzde 1,4 artarak Temmuz 2025'ten bu yana en hızlı haftalık yükselişini kaydetti.

Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri ile alternatif maliyeti artan altının ons fiyatı jeopolitik risklere rağmen yüzde 1,75 düşüşle 5 bin 170 dolardan haftayı kapattı.

Orta Doğu'daki gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların aksamasıyla artan arz endişeleri petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. Brent petrolün varil fiyatı geçen hafta yüzde 24,4 yükselişle 90 dolara çıkarak Nisan 2024'ten bu yana en yüksek seviyede haftayı tamamladı.

WALL STREET'TE ENDEKSLER NEGATİFE DÖNDÜ

New York borsasında geçen hafta negatif bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&P 500 yüzde 2,02, Nasdaq endeksi yüzde 1,27 ve Dow Jones endeksi yüzde 3,01 düştü.

Kurumsal tarafta, Amerikan varlık yönetim şirketi BlackRock'ın artan para çıkışları nedeniyle özel kredi fonlarından birinden para çekme işlemlerini sınırladığına yönelik haberler, piyasalardaki endişeleri artırdı. Şirketin hisseleri cuma günü yüzde 7,1 değer kaybetti.

Öte yandan Amerikan ekonomisindeki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı Fed'in "Bej Kitap" raporunun şubat sayısı yayımlandı.

Raporda, genel ekonomik faaliyetin 12 Fed bölgesinin 7'sinde "hafif ila orta" düzeyde arttığı, faaliyetlerin yatay seyrettiğini ya da düştüğünü bildiren bölge sayısının ise 4'ten 5'e yükseldiği belirtildi.

Genel olarak ekonomik beklentilerin iyimser olduğu aktarılan raporda, çoğu bölgenin gelecek aylarda hafif ila orta düzeyde büyüme beklediği değerlendirmesi yer aldı.

Gelecek hafta salı ikinci el konut satışları, çarşamba enflasyon, perşembe dış ticaret dengesi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, konut başlangıçları, inşaat izinleri, cuma kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, büyüme, dayanıklı mal siparişleri ve Michigan tüketici güven endeksi verileri takip edilecek.

AVRUPA'DA DA ENDEKSLER NEGATİFE DÖNDÜ

Avrupa borsalarında geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, jeopolitik risklerin etkisiyle oluşan arz endişelerinin petrol fiyatlarını yükseltmesi bölge piyasalarına negatif yansıdı.

Enflasyonist baskıların artabileceği tahminleriyle Avrupa Merkez Bankasına (ECB) yönelik faiz artımı beklentileri güçlendi.

Makroekonomik verilere göre, Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ile Avro Bölgesi'nin 2025 yılı son çeyreğine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) ve istihdam verilerini güncelledi.

Verilere göre, Avro Bölgesi'nde mevsimsellikten arındırılmış GSYH, 2025'in dördüncü çeyreğinde üçüncü çeyreğe kıyasla yüzde 0,2 arttı. Avro Bölgesi'nde GSYH, yılın son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,2 ile tahminlerin altında yükseliş gösterdi.

Geçen hafta ABD Başkanı Trump, üslerini ABD'ye kullandırmayan İspanya'ya sert şekilde tepki göstererek, bu ülke ile ticari ve ekonomik ilişkileri kesebilecekleri mesajını verdi.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, "çok büyük bir hata ve tamamen yasa dışı" olarak tanımladığı ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının sadece dünya barışını tehdit etmediğini, ailelerin refah ve ekonomisini de olumsuz etkilediğini söyledi.

Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, çatışmanın hızlı sona ermesinin enflasyon üzerindeki etkilerinin kısa vadeli ve genel olarak sınırlı olacağı değerlendirmesini yaparken, aksi durumda enerji fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesinin, Avro Bölgesi'nde hem enflasyonun yükselmesine hem de ekonomik faaliyetlerin zayıflamasına yol açabileceğinin altını çizdi.

Nagel ayrıca, özellikle İran ekseninde uzayacak bir savaşın makroekonomik dengeleri bozabileceğine dikkati çekti.

Söz konusu gelişmelerle geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 5,72, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 6,48, Almanya'da DAX endeksi yüzde 6,53 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 6,84 düştü.

Gelecek hafta pazartesi Almanya'da sanayi üretimi, çarşamba Almanya'da enflasyon, cuma Avro Bölgesi ve İngiltere'de sanayi üretimi verileri karşılanacak.

ASYA BORSALARI SATIŞ BASKISIYLA SARSILDI

Söz konusu gelişmeler Asya tarafında da geçen hafta satış baskısına yol açarken, gelecek hafta Japonya'da açıklanacak ekonomik veriler yakından takip edilecek.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan enerji akışını gerekirse donanma desteğiyle sağlayabileceğini duyurması, hafta ortasında bölge ekonomilerinde endişeleri bir miktar azaltsa da enerji tedarikine yönelik sorunlar temel gündem maddesi olmaya devam etti.

Güney Kore Ekonomi ve Maliye Bakanlığı, İran'daki gelişmelerin ülkeye etkisini değerlendirmek ve izlenecek yol haritasını belirlemek üzere ilgili bakanlıkların katılımıyla acil durum toplantısı düzenledi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Orta Doğu'daki krizin uzaması senaryosuna karşı ülkenin yeterli petrol rezervine sahip olduğu belirtildi. Açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmaya karşı hükümetin Orta Doğu dışındaki bölgelerden ilave petrol tedariki sağlamak için çalışacağı kaydedildi.

Çin Başbakanı Li Çiang, Pekin'de düzenlenen Çin Ulusal Halk Kongresi'nin (ÇUHK) yıllık genel kurulunda, hükümetin çalışma raporu ve bütçe taslağını meclise sundu. Çin hükümeti, 2026'da ülke ekonomisinin yüzde 4,5 ila 5 büyümesinin hedeflendiğini açıkladı. Böylece önceki 3 yıllık dönemdeki yüzde 5 civarı büyüme hedefi geriye çekilmiş oldu.

Ayrıca, ÇUHK'a sunulan bütçe taslağında, savunma harcamalarının bu yıl yüzde 7 artışla 1 trilyon 909 milyar 561 milyon yuana (276,8 milyar dolar) çıkarılması maddesi de yer aldı.

Bölgede açıklanan makroekonomik veriler de yakından takip edilirken, Güney Kore'de şubat ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 2 artışla beklentilerin altında gerçekleşti.

Japonya'da imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) şubatta 53 değeri ile beklentileri aştı.

Analistler, Japonya'da halihazırda süregelen enflasyonist baskıların dikkate alındığında, Orta Doğu'daki gerilimle artan enerji maliyetlerinin Japonya Merkez Bankası'nı (BoJ) faiz artırımı konusunda zorlayabileceğini kaydetti.

Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 10,56, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 3,28, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 5,49 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,93 geriledi.

Gelecek hafta pazartesi Japonya'da dış ticaret dengesi, salı Japonya'da büyüme, çarşamba Japonya'da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri takip edilecek.

MERKEZ BANKASI'NIN FAİZ KARARI TAKİP EDİLECEK

Yurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 6,74 düşüşle 12.792,81 puandan kapandı.

Gelecek hafta gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) açıklayacağı para politikası kararları ile ödemeler dengesi verilerine çevrildi. AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, mart ayında TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçici olduğu değerlendirilen petrol fiyatlarındaki artışın etkisini azaltmak için eşel mobil sisteminin geçici devreye alındığını bildirerek, "Jeopolitik gelişmelerin ekonomiye etkisini sınırlamak amacıyla kamu maliyesi olarak dezenflasyonu önceliklendiren önemli bir adım attık." ifadesini kullandı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile Sanayi Hızlandırma Yasası (Made in EU) taslağına ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.

Bolat, yazılı açıklamasında, Kos ile Türkiye ve AB arasındaki ticaret ve ekonomik entegrasyonun geliştirilmesine yönelik olarak ilerleyen dönemde bağlantısallık alanında atılabilecek kapsamlı adımlar üzerinde çalışmaları sürdürmek için mutabık kaldıklarına işaret etti. Bolat, "AB ile ekonomik ve ticari başlıklarda yürüttüğümüz yakın istişarelerde, ikili entegrasyonumuzu derinleştirmek üzere çalışmaya devam edeceğiz." dedi.

Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 44,0770'ten tamamladı.

Gelecek hafta yurt içinde salı sanayi üretimi, perşembe TCMB faiz kararı, cari denge, cuma TCMB piyasa katılımcıları anketi ve konut satışları takip edilecek.