Modern dünya Miladi takvime göre yeni yıla girmiş olsa da, Anadolu ve Mezopotamya'nın hafızasında yer eden "Eski Hesap" (Rumi/Julien takvimi) geleneği hala yaşatılıyor. Kürtler ve bölgedeki diğer kadim halklar için 13 Ocak’ı 14 Ocak’a bağlayan gece, sadece bir tarih değişimi değil, binlerce yıllık bir güneş ritüelinin, yani "Serê Salê"nin (Yılbaşı) başlangıcıdır.

KÖKLERİ SÜMER VE BABİL'E UZANIYOR 

Kökeni Sümerler ve Babillere kadar uzanan bu gelenek, bir Güneş takvimi ritüeli olarak kabul ediliyor. Doğanın döngüsünü ve mevsimsel geçişleri esas alan bu kutlama, asırlardır nesilden nesile aktarılan sözlü kültürün en canlı örneklerinden biri.

Kutlamaların en renkli figürü ise şüphesiz "Kalikê Sersalê" yani Yılbaşı Dedesi. Ritüel gereği çocuklar ve gençler, kılık değiştirerek sokaklara dökülüyor. Serê Salê'nin ruhuna uygun olarak toplumsal rollerin ters yüz edildiği bu gecede, bazı erkeklerin kadın, kadınların ise erkek kılığına girdiği tiyatral gösteriler sergileniyor.

Davul ve zurna eşliğinde kapı kapı dolaşan gruplar, ev sahiplerine bereket dileyen meşhur tekerlemeyi söylüyor: "Serê salê binê salê, Xwedê kurekê bide vê malê, Amîn!" (Yılın başı, yılın sonu; Allah bu eve bir erkek evlat versin, Amin!)

Ev sahipleri ise bu kutlamaya katılanlara kuruyemiş, meyve veya harçlık vererek geleneği sürdürüyor.

DİYARBAKIR, MARDİN VE SİİRT'TE KÜLTÜR YAŞATILIYOR

Unutulmaya yüz tutan bu kültürel miras, son yıllarda sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın çabalarıyla yeniden canlanıyor. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da başta Diyarbakır (Sur içi), Mardin ve Siirt olmak üzere pek çok şehirde "Serê Salê" etkinlikleri düzenlenerek, bu kadim Mezopotamya geleneği yeni nesillere aktarılıyor.