Dünyanın en seçkin pirinç türü kabul edilen ve Himalaya eteklerinin mineral zenginliğiyle beslenen Basmati pirinci, mutfak dünyasını ikiye böldü. Bir kesim onun "fındıksı" aromasını savunurken, diğer kesim ise pişen pirincin "ahır" veya "hayvan barınağı" gibi koktuğundan şikayet ediyor. Uzmanlara göre bu farkın sebebi coğrafya ve hatalı saklama koşullarında gizli.

"Kokulu pirinç" sınıfının en üst basamağında yer alan Basmati, bu özelliğini sadece genetiğine değil, yetiştiği özel coğrafyaya da borçlu. Karların erimesiyle beslenen Himalaya nehirleri, pirincin o meşhur fındıksı aromasını oluşturan kimyasal bileşikleri besliyor. 

NEDEN KÖTÜ KOKU ALIYORUZ?

Basmati pirincinin o gurme kokusunu koruyabilmesi için düzgün kurutulması hayati önem taşıyor. 

Eğer pirinç Yeterince kurutulmazsa, nemli bir ortamda bekletilirse ve havasız depolarda depolanırsa içindeki o karakteristik fındıksı aroma hızla parçalanıyor. Bu kimyasal bozulma sonucunda pirinç, karakteristik kokusunu kaybederek çok ağır, topraksı ve hayvansal bir kokuya dönüşüyor. Tüketicilerin "ahır gibi kokuyor" dediği durum, aslında pirincin doğal aromasının bozulmuş veya rutubetle birleşmiş halidir.

KALİTELİ BASMATİ PİRİNÇ NASIL ANLAŞILIR?

Gerçek ve iyi muhafaza edilmiş bir Basmati, çiğ haldeyken bile geniz yakmayan, hafif tatlı ve odunsu bir koku verir. Pişirme esnasında yayılan koku sizi mutfaktan kaçıracak kadar keskin ve "hayvansal" bir boyuttaysa, bu pirincin kurutulma veya saklama aşamasında neme maruz kaldığının en büyük kanıtıdır.