Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Kurulu’nda konuştu.

Şimşek, açıklamalarında dezenflasyon sürecinde gecikmelere dikkat çekerken, sürecin buna rağmen devam edeceğini vurguladı. Savaşın etkilerine dikkat çeken Bakan Şimşek, eşel mobilin devreye alınmasının önemine de işaret etti.

Şimşek’in açıklamalarında öne çıkanlar şu şekilde:

"Sadece bankacılık sektörü değil, ekonomimiz son 2 yılda güçlü şoklara karşı dayanıklılığını gösterdi. Bunlar tesadüfen olmadı, fiyat istikrarı bizim için çok önemli ve en kritik bileşendir. Fiyat istikrarı programın temelini oluşturuyor.

Mali disiplini inşa ettik, bundan sonra sürdürülmesi önem arz ediyor.

Son yıllarda cari açıkta yapısal iyileşme var.

Enflasyonun kalıcı şekilde düşük tek haneye indirilmesi için maliye ayağıyla, reform ayağıyla gerekli desteği vereceğiz, biraz gecikse de buna ulaşacağımıza eminim.

Birkaç ay gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecek, yoluna girecektir.

Bu yıl eşelmobil gibi çok kritik bir uygulamayı devreye almış olmamıza rağmen bütçe hedefimizi bu yıl tutturacağız. Eşel mobil olmasa hedeflerin ötesinde başarı söz konusu olacak.

Yüzde 3,5 cari açık hedefimiz var ama çok büyük ihtimalle bunun altında bir oran olacak. Bu yıl bizim tahminimiz cari açığın yılı %3 ya da altında bir oranda kapatması, uzun yıllar ortalaması %3,3.

Dış ticaret açığında büyük bir petrol şokuna rağmen önemli bir bozulma yok.

Cari açık çok rahat yönetilebilir, yıllıklandırılmış olarak dış ticaret açığında çok büyük bozulma yok, bugüne kadar toplam 1,5 milyar dolar.

Turizm gibi alanlarda önemli bir bozulma yok. Cari açık artışı önemli ama yönetilebilir gördüğümüz için kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranı %20, dış şok olmasaydı %15 olacaktı.

Bu yıl altın fiyatlarındaki gerilemenin rezervler üzerinde olumsuz etkilerini yaşadık.

Rezervlerde ciddi iyileşme oldu, savaş etkisiyle bir miktar çıkış oldu, rezervin önemli kısmı olduğundan değişimin %40'a yakını altın fiyat düşüşünden kaynaklandı. Rezervler konusunda endişeye mahal yok. Dünyada %20 rezerv yeterli bulunurken, biz çıkışlara rağmen %27 seviyesindeyiz.

Dünyada 3 aylık ithalatı karşılamaya yetecek rezerv yeterli görülürken, bizim 5 aylık rezervimiz bulunuyor. KKM'den çıkış büyük oranda tamamlandı. Program döneminde 220 milyar dolarlık bir düzelme söz konusu.

Kaynak olarak ekle

Geçen yıl çoklu şok yaşadık ve o dönem hanehalkı döviz talebi 5,2 milyar dolar oldu. İki yıl önce yerel seçimlere gidilirken endişelerle 9 milyar dolarlık talep vardı. Şu anda tarihin en büyük arz şoku var, savaş var ama savaş başımdan bu yana hanehalkının talebi bırakın döviz satışı var. Şubat sonundan bu yana 1,8 milyar dolar satışı var. Altına bir miktar talep oldu ama bu döviz satışı önemli. Hanehalkının finansal programın devamına olan inancını ortaya koyuyor.

Rezervdeki değişimin neredeyse %40'ına yakını neredeyse altın fiyat değişiminden kaynaklanıyor, dolayısıyla geçmiş şoklara oranla burada da endişeye mahal yok.

İnanıyorum ki bankacılık sektörümüzün önünde çok ciddi fırsatlar var.

Son yıllarda reel karlılıkta bir miktar bankacılık sektörü için düşüş söz konusu ama bu geçici bir dönem ve geçici bir durum.

İhracat kredilerinin toplam krediler içindeki payı %6'dan, %11'lerin üzerine çıktı. Sanayide dönüşüm bizim için kritik, artık düşük ücretler üzerine rekabette olmak istemiyoruz.

Demiryolları önceliğimiz, bizim için kritik olan üretim üslerinin demiryollarıyla limanlara bağlanması, lojistik önemli.

Şoklarla mücadele ederken, bunların fırsata çevrilmesi için de çalışmalarımız var."