Üst düzey bir Pakistanlı askeri yetkilinin The New York Times’a yaptığı değerlendirmeler, Mekke Anlaşması kapsamında İslamabad yönetiminin bölgedeki çatışmalara hava gücüyle dahil olduğunu gösteren ilk iç kaynaklı bilgi olarak öne çıktı.
Süreçte Pakistan’ın askeri rolünün doğrudan bir kara harekatına katılmaktan ziyade hava desteği sağlamak üzerine kurgulandığı belirtildi. İkinci bir Pakistanlı yetkili tarafından yapılan açıklamada, görev alan birliklerin özellikle Husilerin insansız hava aracı (İHA) ve füze tehditlerini zayıflatmaya odaklandığı vurgulandı.
Bölgeye sevk edilen savaş uçağı sayısı, vurulan stratejik hedefler veya hava saldırılarının başlama tarihine ilişkin henüz detay paylaşılmazken, Pakistan ordusu resmi açıklama yapmaktan kaçındı.
GEÇTİĞİMİZ AYLARDA MEKKE ANLAŞMASI İMZALANMIŞTI
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”, Orta Doğu ve Güney Asya'nın güvenlik mimarisinde stratejik bir dönüm noktası oldu.
Taraflardan birine yönelik askeri saldırının hepsine yapılmış sayılmasını öngören caydırıcı bir ittifak ilkesine dayanan anlaşma; bölgedeki savunma teknolojileri paylaşımını, ortak askeri tatbikatları ve lojistik iş birliğini üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
8 BİN PAKİSTANLI ASKER KONUŞLANDIRILDI İDDİASI
Diğer yandan, eski ABD Savunma İstihbarat Ajansı (DIA) analistlerinden Albay David O. Smith, Suudi Arabistan’da yaklaşık 8 bin Pakistan askerinin konuşlandırıldığını iddia etti.
Bünyesinde Hava Kuvvetleri mensupları ile Kara Kuvvetleri’ne bağlı hava savunma birliklerini barındıran bu gücün öncelikli görevinin Suudi Arabistan’ın petrol altyapısını korumak olduğu kaydedildi. İslamabad yönetiminin komşusu İran ile diplomatik dengeleri gözetme çabası nedeniyle Pakistan birliklerinin Husilerle doğrudan sıcak kara çatışmasına girmesi ise düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.