Ticari kredilerde TL faiz oranları yüzde 45-50 bandında seyrederken, firmaların daha düşük maliyetli alternatif olarak yöneldiği döviz kredilerine Merkez Bankası’ndan (TCMB) yeni bir kısıtlama geldi. 31 Ocak gece alınan kararla, yabancı para kredilerde 8 haftalık büyüme sınırı yüzde 1’den yüzde 0.5’e çekilerek kre-
di muslukları neredeyse kapandı.
TL 6 KAT DAHA PAHALI
Ayrıca tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesap (KMH) limitlerine yüzde 2 büyüme sınırı geldi. Bu büyüme oranını aşan bankalar ek yükümlülüklere tabi olacak. Ekonomi yönetimi borçlanmada döviz riskini sınırlamayı hedeflerken, alınan kredi kısıtlamalarının sanayici üzerindeki finansman yükünü artırdığına dikkat çekiliyor. Özellikle krediye erişimin daralması nedeniyle nakit akışı bozulan bazı firmaların çeklerini karşılayamaz hale geldiği, piyasada karşılıksız çek vakalarının artmaya başladığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre mevcut sıkılaşma süreci bu şekilde devam ederse, finansman baskısı reel sektörde iflas risklerini ve ekonomik daralmayı hızlandırabilecek bir tabloya dönüşebilir. Nitekim, TL ticari krediler ile döviz kredileri arasında ciddi maliyet farkı var. Merkez Bankası haftalık verilerine göre 23 Ocak itibarıyla ortalama ticari kredi faizleri TL kredilerde yüzde 45.95’den yüzde 50.71’e yükselirken, euro cinsi kredilerde ortalama faiz sınırlı bir değişimle yüzde 5.79, dolar kredilerinde ise yüzde 7.21 seviyesinde gerçekleşti.
Bankalar döviz kredilerinde firmaya göre fiyatlama yaparken, yıllık maliyetler Euro’da ortalama yüzde 8, dolarda ise yüzde 9 seviyesine çıkabiliyor. Bu da TL kredilerin maliyetinin, döviz kredilerine göre yaklaşık 5 ile 6 kat daha pahalı olduğu anlamına geliyor.

“Merkez’in kısıtlamaları faizi şişiriyor”
Finans uzmanı Erol Taşdelen’e göre sınırlamalar nedeniyle bankalar ‘nasılsa sınırlı kredi verebiliyorum, o halde yüksek faizle vereyim’ stratejisi izliyor. Aynı durum TL krediler için de geçerli. “Eğer kısıtlamalar kalksa, şu anda yüzde 45-50 bandında olan ticari kredi faizleri rekabetle birlikte hızla yüzde 40’ın altına iner” değerlendirmesinde bulunan Taşdelen, bankacılık sektöründe böyle uzun vadeli kısıtlamaların hiç bir dönemde görülmediğini vurguladı. Taşdelen, “Kriz dediğiniz 6 ay, en fazla 1 yıl sürer. Ancak 3-4 yıldır süren kredi kısıtlamasını reel sektör kaldıramaz. Konkordatolardaki artışta bunun büyük etkisi oldu. Türkiye’de firmaların büyük bölümü özkaynakla değil krediyle faaliyetini sürdürüyor” dedi.
Kredilerde döviz riski 3 yılda 73 milyar $ büyüdü
Borçlanmada dolarizasyon riskini artıran ve bu yıl da artışın devam etmesi beklenen yabancı para kredilerde rekor seviyeler görülünce Merkez Bankası’ndan hamle gecikmedi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, yabancı para kredi hacmi 23 Ocak itibarıyla 200 milyar 896 milyon dolara yükseldi. Bu tutar 2025 yılının başında 167 milyar 624 milyon dolar, 2024 yılı başında 128 milyar 63 milyon dolar, 2023 yılı başında ise 130 milyar 929 milyon dolar seviyesindeydi. Son üç yılda döviz kredilerinde yaklaşık 73 milyar dolarlık artış yaşandı.