Kafkasya'daki arkeolojik kazılarda, alt çenesinin altında 8 gramlık saf altın sikkeyle gömülmüş 2100 yıllık bir savaşçı iskeleti gün yüzüne çıkarıldı. Bu buluntu, antik dönemde ölümden sonraki yaşama geçiş için bedel ödendiği inancının Kafkasya'daki savaşçı topluluklar arasında uygulandığını somut kanıtlarla ortaya koydu.
AĞZINA YERLEŞTİRİLEN ALTIN SİKKENİN ANLAMI NE?
Toplam 155 mezarın incelendiği alanda bulunan ve 25-30 yaşlarında öldüğü belirlenen savaşçının alt çenesinde yaklaşık sekiz gram ağırlığında saf altın sikke kayıtlara geçti. Araştırmacılar, bu uygulamanın antik Yunan mitolojisinde ruhları nehrin karşısına geçiren kayıkçı Kharon'a ödenen geçiş ücreti inancıyla doğrudan bağlantılı olduğunu saptadı. Mezar alanındaki 1,8 metre derinliğinde yer alan ritüel kuyusunun tabanında ise dini adak amacıyla bırakıldığı değerlendirilen ikinci bir altın sikke daha çıkarıldı.

Savaşçının yanında mızraklar, bir ok ucu, demir bıçak, at donanımları ve yetişkin bir at iskeleti bulundu. Mezar envanterinde ayrıca bir cam tütsü kabı ile üzerinde doğaüstü tehditlere karşı koruyucu işlev gördüğü düşünülen pentagram işlenmiş iki kulplu kil kupa tespit edildi. Mezar yapısının hemen yanında yer alan üç at, genç bir boğa ve insana ait olabileceği değerlendirilen iskelet parçaları ise defin sırasında kapsamlı bir kurban töreni icra edildiğine işaret ediyor.
KAFKAS HALKLARI İLE YUNAN DÜNYASI ARASINDAKİ KÜLTÜREL TEMAS
MÖ 1. yüzyılın ilk üçte birine tarihlenen veriler, dönemin Batı Kafkasya yerleşik halkı olan Maeotlar ile Yunan dünyası arasındaki dini ve ticari alışverişi belgeliyor. Yapılan analizler, yabancı kökenli inanç ritüellerinin ve nesnelerin yerel savaşçı kültürüne entegre edilerek benimsendiğini gösteriyor.