Osmaniye Belediyesi’ne ait Hayvan Bakımevi’nde 20 Şubat'ta yaşanan skandal, hayvan hakları savunucularının bölgeye gitmesiyle gün yüzüne çıktı. Barınakta 21 köpek ölü bulunurken, bazıları hala yaşarken gömülmüştü. Ancak Osmaniye Valiliği, İzmir Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü raporlarını gerekçe göstererek zehirlenme kanıtı bulunmadığı ve suç unsuru olmadığı gerekçesiyle belediye yöneticileri ve veterinerler hakkında soruşturma izni vermedi. Karar, aktivistler ve hayvan hakları savunucuları arasında büyük tepki yarattı.
VALİLİK GÖRÜNTÜLERLE SABİT KATLİAMI GÖRMEZDEN GELDİ
Osmaniye Valiliği, belediye yöneticileri ve veterinerler hakkında soruşturma izni vermeme gerekçesini şöyle açıkladı:
"İzmir Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü raporuna göre bazı kadavralarda zehir maddesi öldürücü düzeyde bulunmadı, bazı kadavralarda ise hiç zehir tespit edilmedi. Şikayetçi tarafından öldürüldüğü iddia edilen köpeklerin anestezi uygulamasına tabi tutulmuş olabileceği, bu nedenle bayılmış olabilecekleri değerlendirildi. Mezarlıkta çıkarılan köpeklerin doğal yollarla ölmüş olabileceği ihtimali bulundu. Yavruların boğulduğu iddiaları, güvenlik kamerası bulunmaması nedeniyle doğrulanamadı. Bu değerlendirmeler ışığında eski veteriner müdürleri Özgür Koç ve Ali Laçinbala hakkında 4483 sayılı Kanun kapsamında suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle soruşturma izni verilmedi. Diğer barınak çalışanları işçi statüsünde olduğu için dosya, genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi."

“CANLI GÖMÜLEN KÖPEKLERİ ELLERİMLE ÇIKARDIM”
Hayvan hakları aktivisti İbrahim Kaya, barınakta yaşanan vahşeti ve belediyenin tepkisizliğini tüm ayrıntılarıyla şöyle anlattı:
“Osmaniye Belediyesinin barınağında yavru köpekleri katlederlerken anlık olarak görüntüledim. Akabinde tek başıma barınağa girdim ve ‘Ölü köpekler nerede?’ diye sordum, ‘Ölü köpek yok’ dediler. Kafesin içerisinde iki köpek hâlâ can çekişiyordu. Kapının önünde veteriner hekime ‘Yavru köpekleri öldürdünüz, nerede bunlar?’ diye sordum, ‘Biz geldiğimizde ölüydü zaten’ dediler. Diğer öldürülerek el arabasına konulan köpeklerin nerede olduğuna bakarken mezarlığın oradan el arabası ile gelen bir çalışanı gördüm; ölü köpekleri nereye attığını sordum, o da ‘Ölü köpek yok, pislik attım’ şeklinde cevap verdi. Mezara gittiğimde elimi attığım yerden köpek çıkıyordu, iki tanesi henüz can bile vermemişti. Bu katliamı yapanlar hakkında bugün valilik soruşturma izni vermediği tarafımıza tebliğ edildi. Bugün görüyoruz ki katliam yapan belediyeler bile aklanıyor. Geçmiş dönemde Bilecik Belediyesinin yaptığı katliamı gündeme getirmiştim; dağ başına atılmış ölü köpekler vardı sadece başka ilçe sınırında, o gün tutuklamalar yapıldı ve yargılanmaya başlandı. Bugün AKP ve MHP belediyelerinin yapmış olduğu katliam görüntülerle ispatlı olmasına rağmen üzeri kapatılıyor. Hukuk partilere göre mi işliyor? Neden bu katliamı yapanlar yargılanmıyor? Ayrıca barınak çalışanlarının açmış olduğu grupta toplanan köpek başına 10 TL para verileceği itiraf edildiğini de ispatladık; bu para belediyenin hesabından değil, barınak veterineri tarafından gerçekleştirilmiş. Çalışanlara 30 bin TL para ödenmiş, bu da 3 bin köpek toplandığını gösteriyor. Bu kadar köpek nerede? Hesap hareketlerinin incelenerek itiraflar dikkate bile alınmadan cezalandırılması gereken katliam kadrosu dışarıda elini kolunu sallayarak gezmeye devam edecek.”