A Milli Takım’da teknik direktörün kim olacağı büyük muamma. Montella’yı yiyen yerli lobisi 1 adım önde gibi. Gündemde olan isimlerin tamamı yerli. Hatta çoğu denenmiş isimler. Şu anda en önde olan Sergen Yalçın. Tabii ki Sergen hocanın da en büyük hakkıdır Milli Takım teknik direktörlüğü ona sözüm yok ama bu gömlek biraz farklı ve tecrübe isteyen bir yer. En azından son yıllarda Avrupa Şampiyonası’nda Dünya Kupası’nda başarılı olan öne çıkan isimler böyle. Fransa; Didier Deschamps, İspanya; Luis de la Fuente, Arjantin; Scaloni, İngiltere; Tuchel. Bunun tesadüf olmadığı ortada. Ayrıca 9 kişi kalan TFF yönetiminin alacağı kararlar tartışmalı olur. 2027 Haziran’da seçim var. Seçime kadar Uluslar Ligi maçlarına çıkacağız. Burayı geçiş süreci olarak götürecek bir isim olmalı.
AVRUPA KUPALARINDA YAŞADIKLARIMIZ
Türk futbolunun 4 büyüğü Avrupa kupalarında maça çıktı. Beşiktaş ve Trabzonspor kazanırken, Galatasaray ve Fenerbahçe ağır bir tokat yedi. Harcanan paralara rağmen, Avrupa futboluyla olan aramız giderek açılıyor. Bu işin para harcamak olmadığını her sene öğrenmemize rağmen, kulüplerimiz olmayan paraları harcamaya devam ediyor.
SANE-GALATASARAY İLİŞKİSİ
Galatasaray, Okan Buruk döneminin oyun olarak en kötü ilk 5’ine girecek bir maç çıkardı başkentte. Şansıyla galibiyete ulaştı. Maçın en öne çıkan konusu ise Leroy Sane oldu. Alman futbolcu ile takımın bağları kopmuş gibi. Sarı-kırmızılılar için bu sorun kangrene dönüşmek üzere. Saha içi davranışları, tavırları, pasları ve şutları kesinlikle normal değil. Bizim bildiğimiz-tanıdığımız Sane ile alakası yok. Manchester City, Bayern Münih ve Almanya Milli Takımı’nın yıldızının tüm özellikleri uçmuş gibi sahada sıradan bir futbolcu gibi dolanıyor.