Milli Savunma Bakanlığı'nın (MSB) basın bilgilendirme toplantısı, Gölcük'te bulunan TCG Koçhisar gemisinde yapıldı

MSB, İsrail'in Suriye'deki Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırı, Yunanistan'ın Ege Denizi'ni kapsayan Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi kararı ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun son telefon görüşmelerine dair bilgilendirmede bulundu.

MSB, İsrail'in Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'ne yönelik gerçekleştirdiği saldırıyı, Suriye'nin istikrarı, güvenliği, birlik ve bütünlüğü ile altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylem olarak değerlendirdi.

İSRAİL PERVASIZ SALDIRILARINA SON VERMELİ

Bakanlık açıklamasında, “Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu her fırsatta vurguluyoruz” denildi.

Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:

"İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz." 

Kaynak olarak ekle

"Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için, İsrail'in bu tür pervasız saldırılarına son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi elzemdir. 

Saldırı sırasında bölgede Türk askerlerinin bulunduğuna dair iddialara yanıt veren MSB, “İsrail’in Suriye’deki Ebu Ez-Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırısı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz” açıklamasını yaptı.

İsrail'e saldırılarını sonlandırma çağrısında bulunan Bakanlık, Suriye ve bölgenin huzuru ile istikrarı için uluslararası hukuka uyulmasının gerekli olduğunu kaydetti.

Açıklamada ayrıca, “Suriye ‘tek ordu’ ilkesi çerçevesinde kendi altyapı ve askeri kapasite inşası faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

EGE MESAJI

Bakanlık, Yunanistan'ın Ege Denizi'ni de kapsayacak şekilde ilan ettiği “Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekânsal Çerçevesi” düzenlemesinin yakından takip edildiğini bildirdi.

Söz konusu düzenlemenin Türkiye açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığı belirtilerek, “Ülkemiz; Ege Denizi’ndeki hak, alaka ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde koruma konusundaki kararlılığını sürdürmektedir” denildi.

Türkiye'nin Ege'deki sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde çözülmesinden yana olduğu vurgulandı.

TÜRKİYE 'BÖLGESEL TRAFİĞİN MERKEZİ'

MSB, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun gerçekleştirdiği telefon görüşmelerine ilişkin de açıklamada bulundu.

Türkiye'nin “bölgesel güvenlik diplomasisinin merkezi haline geldiği” belirtilen açıklamada, Milli Savunma Bakanı ile Genelkurmay Başkanı'nın bölgesel güvenlik ve istikrar kapsamında muhataplarıyla temaslarını sürdürdüğü ifade edildi.

Bakanlık, Bayraktaroğlu'nun son telefon görüşmelerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

GAZZE PLANI'NIN REDDİLMESİ BARIŞI BALTALIYOR

Gazze'deki ağır insani durumun giderilmesi ve yeniden inşa sürecinin önünün açılmasının, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması açısından büyük önem taşıdığı belirtildi.

MSB açıklamasında, "İsrail'in Gazze Planı'nı reddetmesi ve bölgedeki saldırılarını sürdürmesi, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için yürütülen çabaları baltalamakta ve bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirmektedir" ifadeleri kullanıldı.

İSRAİL SALDIRILARI NORMALLEŞTİRİLMEMELİ

İsrail'in komşu ülkelere yönelik askeri müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemesi gerektiği altı çizilen açıklamada, bölgenin geleceğinin tek taraflı güç kullanımına değil; uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışı üzerine inşa edilmesi gerektiği kaydedildi.

Uluslararası toplumun İsrail'in bölgesel barış ve istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha somut ve etkili tedbirler almasının elzem olduğu bir kez daha ifade edildi.

Açıklamada,"İsrail'in komşu ülkelere yönelik askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir. Bölgenin geleceği, tek taraflı güç kullanımına değil; uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışı üzerine inşa edilmelidir" denildi.

Önceliğin bölgenin daha fazla çatışma ve istikrarsızlığa sürüklenmesinin önlenmesi ile barış ve güvenliğin kalıcı hale getirilmesi olduğu belirtilerek, Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışmaların ve katkıların kararlılıkla devam edeceği bildirildi.