Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB), Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmasına ilişkin açıklama yaptı.
Bakanlık, Atina’ya antlaşmalardan doğan yükümlülüklerine uyma ve bölgedeki barış ile istikrarı olumsuz etkileyebilecek adımlardan kaçınma çağrısında bulundu.
MSB’DEN YUNANİSTAN’A ADALAR MESAJI
Bakanlık açıklamasında, “Beklentimiz, Yunanistan’ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek bu tür faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesidir” ifadelerine yer verildi.
Denizkurdu-I Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü dolayısıyla Aksaz açıklarında bulunan TCG Anadolu'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı.
Yunanistan'ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmasına yönelik soru üzerine, "Doğu Ege Adaları'nın gayri askeri statüsü, 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile açık şekilde düzenlenmiştir. Bu statünün aksine gerçekleştirilen silahlanma faaliyetleri ile bunu meşrulaştırmaya yönelik açıklamalar, mevcut hukuki durumu değiştirmemektedir. Beklentimiz, Yunanistan'ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek bu tür faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesidir. Türkiye, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya ve ülkemizin güvenliğine yönelik gerekli tedbirleri kararlılıkla almaya devam edecektir." ifadeleri kullanıldı.
Yunanistan, GKRY ve İsrail'i birbirine bağlaması planlanan denizaltı elektrik kablosuna ilişkin soru üzerine ise şu açıklama yapıldı:
"Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarımız ile kıta sahanlığımızdan kaynaklanan hak ve menfaatlerimizin korunması konusundaki kararlılığımız devam etmektedir. Libya ile akdettiğimiz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ve 18 Mart 2020'de Birleşmiş Milletlere bildirdiğimiz kıta sahanlığı sınırlarımız bu konudaki hukuki çerçevemizi ortaya koymaktadır. Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığımızda gerçekleştirilecek kablo veya boru döşeme ile bilimsel araştırma gibi faaliyetlerin ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ülkemizin hak ve menfaatlerini göz ardı eden izinsiz faaliyetlere müsaade edilmemekte, bölgedeki gelişmeler yakından takip edilerek gerekli tedbirler alınmaktadır. Türkiye, Doğu Akdeniz'de kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkilerini kullanmaya, deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam edecektir."