CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık makamına Kemal Kılıçdaroğlu'nun getirilmesiyle başlayan tartışmalar sürüyor. Bu süreçte en çok konuşulan meselelerden biri de eski CHP milletvekili ve cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin tutumuydu.
İnce, CHP içinde uzun yıllar Kılıçdaroğlu'na karşı muhalif isimlerdendi. Yine onun döneminde partiden ayrılıp yeni bir parti kurmuştu. Ancak Özgür Özel döneminde 'baba ocağına' geri döndü.
'Mutlak Butlan' kararı sonrası İnce'nin tavrı da merak ediliyordu. Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'a konuşan İnce, mahkeme kararını doğru bulmadığını ancak uyulması gerektiğini belirtti.
İnce'nin açıklamalarından öne çıkan satırlar şöyle:
'BENİM DURDUĞUM YER ŞURASI...'
"Ben bu mahkeme kararını doğru bulmuyorum, içime sindiremiyorum. Kurultayla seçilmiş bir genel başkan var. Ancak ortada bir mahkeme kararı var. Ne yapacaksın? Mahkeme kararını tanımayacak mısın? İyi ama buna uymak zorunluluğu var. Benim durduğum yer şurası: Ben parti içinde kavga istemiyorum. Başka türlü davranılamaz mıydı?
'ÖZEL, KILIÇDAROĞLU'NU KÜRSÜYE DAVET ETSEYDİ'
Mesela Özgür Özel, Grup Başkanı olarak grup toplantısını açsaydı. Açılış konuşmasında bir an önce partinin kurultaya gitmesi gerektiğini, mahkeme kararını doğru bulmadığını ama uymak zorunda olduğunu söyleyerek Kılıçdaroğlu’nu kürsüye davet etseydi. Çok daha farklı bir süreç işlemez miydi?
'5 BİN LİRA VERDİLER, İMZAMI GERİ ÇEKTİM'
Partinin 'abisi' sayıldığını öne süren ve delege sisteminin değiştirilmesi gerektiğini savunan İnce, şu ifadeleri kullandı: "Benim bu millete karşı sorumluluğum var. Ben bu partinin abisi sayılırım. Ben diyorum ki: Tüzüğü değiştirelim, genel başkanı üyeler seçsin. Delege sisteminden kurtulalım. Delege sistemi, maalesef yozlaşma getiriyor. 2019’daki kurultayda bir delege beni aradı, 'Ben senin için imza verdim, bana beş bin lira verdiler, imzamı çektim. İstersen bunu kamuoyuna açıklarım' dedi. Ben de 'Oyunu parayla satan adamla benim işim olmaz' diyerek telefonu kapattım. Delege sistemine son verelim artık."